Türkiye'de İslam'a yakın bir kesim olduğu gibi İslam'a oldukça uzak bir kesim de var. Türkiye'de benim tanıdığım insanlar dışarıdan gelenlere, benim gibilere tebliğ yapıyorlar. Fakat bence asıl tebliğ Müslüman oldukları halde İslam'la hayli mesafeli bir hayat sürdüren seküler Türklere yapılmalı. Bunun için de onlara İslam'ı doğru anlatacak bir üslup geliş- tirmelisiniz. İslam'ı sevdikleri halde iyi bir şekilde yaşayama- yanlar ise mutlaka iyi Müslümanlarla bir arada olmaya dikkat etmeliler. Çünkü iyi Müslümanlarla birlikte olursanız belli bir süre sonra siz de onlara benzemeye başlarsınız.
Zaman geçtikçe benim Latin Amerika'da aradığım yolun aslında İslam olduğunu fark ettim. Bütün yaşadıklarım sonu Müslüman olmakla nihayete erecek bir yolculuktu sadece..
Özellikle Amazon Ormanları'nda geçirdiğim günler bana yer- yüzünde gördüğümüz veya şifa olarak sarıldığımız her şeyin üstünde büyük bir gücün olduğunu öğretti. İslam insanın tüm arayışlarının varacağı son noktadır. Kur'an ve Sünneti öğrenip yaşamaya çalışan bir Müslüman bu dünyada kendisine etkili bir yaşam çizgisi oluşturabilir. Allah insana bir hayat bahşe- der, insan da bu hayatı ancak İslam'ı yaşayıp iradesini iyi bir şekilde kullanırsa güzelleştirebilir. Yıllardır şifa peşinde koşan biriyim ve bu röportajı okuyan herkese son olarak gerçek şi- fanın "Allah'ı gerçek anlamda tanımak" olduğunu söylemek istiyorum.