Âmine Hatun Sevindik

Puan vermedi
Dr. Bahar Eriş tarafından kaleme alınan *Anne Beynim Aç*, çocukların zihinsel ve duygusal gelişimini nörobilimsel gerçekler ışığında ele alan, ebeveynler ve eğitimciler için rehber niteliğinde bir başyapıttır. Kitap, erken çocukluk döneminde beynin öğrenmeye ve keşfetmeye en aç olduğu evreleri inceleyerek, bu süreçte çocuklara sunulması gereken doğru zihinsel besinleri pratik önerilerle anlatmaktadır. Yazar, zekanın sadece genetik bir miras olmadığını, doğru çevre şartları, sevgi dolu bir yaklaşım ve nitelikli uyaranlarla esneklik kazanıp (nöroplastisite) gelişebileceğini bilimsel verilerle ortaya koyar. Eserde, çocukların yaratıcılıklarını, merak duygularını ve potansiyellerini köreltmeden onları hayata hazırlamanın yolları, günlük yaşamdan alınmış son derece akıcı ve somut örneklerle aktarılır. Dijital dünyanın getirdiği ekran bağımlılığı gibi modern çağın getirdiği zorluklar karşısında çocukların odaklanma becerilerini nasıl koruyabileceğimiz sorusuna kitaptaki satırlarda güçlü yanıtlar aranır. Kitap boyunca akademik başarı baskısının çocuk ruhu üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilerek, oyun oynamanın ve hayal kurmanın çocuk beyni için aslında en temel ihtiyaç olduğu sıklıkla vurgulanır. Öğrenmenin sadece okul duvarları arasında gerçekleşen sıkıcı bir süreç değil, hayat boyu süren eğlenceli bir keşif yolculuğu olduğu gerçeği kitabın en temel felsefesini oluşturur. Sonuç olarak bu değerli yapıt, çocukların zihnini ezberci kalıplarla doldurmak yerine onların öğrenme iştahını kabartmak isteyen her anne, baba ve öğretmene rehberlik eden hayati bir pedagojik kılavuz olarak öne çıkmaktadır.
Anne Beynim AçBahar Eriş · Alfa Yayıncılık · 2021680 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·
Dünyaca ünlü çocuk psikiyatristi Dr. Bruce D. Perry ve gazeteci Maia Szalavitz tarafından kaleme alınan Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, ağır ihmal, istismar, şiddet ve izolasyona maruz kalmış çocukların sarsıcı hikayelerini ve bu çocukların beyinlerinin doğru yaklaşımlarla nasıl yeniden inşa edildiğini anlatan bilimsel bir başyapıttır. Kitap, insan beyninin aşağıdan yukarıya doğru geliştiğini öne süren "Nöroardışık Model" teorisi üzerine kurulmuştur ve ilkel beyindeki travmatik alarm sistemi susturulmadan çocukların mantık yoluyla iyileştirilemeyeceğini savunur. Erken yaşta bir köpek kulübesine kapatılarak tamamen insani bağlardan koparılan Justin başta olmak üzere, cinsel saldırıya uğrayan Tina ve tarikat baskınından kurtulan çocuklar gibi pek çok ağır vaka kitapta derinlemesine incelenir. Dr. Perry, toplumdaki "bebekler küçük olduğu için travmayı anlamaz ve unutur" algısının tamamen yanlış olduğunu, aksine beyin en hızlı bebeklikte geliştiği için en kalıcı hasarların bu dönemde alındığını çarpıcı verilerle ortaya koyar. Kitapta, fiziksel şiddetten ziyade sevgi ve ilgiden mahrum bırakılmayı ifade eden "ihmalin" çocuk beyni üzerinde çok daha yıkıcı ve küçültücü etkiler yarattığı açıkça gözler önüne serilir. Yaşanan tüm dehşete rağmen yazar, beynin kendini yenileme yeteneği olan nöroplastisite sayesinde en ağır yaraların bile doğru müdahalelerle sarılabileceğini müjdeler. Ağır travma geçirmiş çocukların tedavisinde en pahalı ilaçlardan ziyade; sallanma, müzik, dans gibi ritmik aktivitelerin ilkel beyni sakinleştirmedeki mucizevi rolü vurgulanır. Kitabın en temel felsefesi, insan eliyle ve kötü ilişkilerle yaralanan bir çocuğun ancak yine insan eliyle, tutarlı, güvenli ve sevgi dolu bağlar kurularak iyileştirilebileceği gerçeğidir. Yazarın mesleki tecrübelerini aktardığı bu
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
2022 4. kitabı
Kitap bir geminin limandan hareket etmesiyle başlar. Ünlü dünya şampiyonu Mirko Czentovic gemiye binmiştir.Öykünün kahramanı, arkadaşının uyarmasıyla şampiyonu farkeder ve O’nunla tanışmak belki de bir maç yapmak için çeşitli denemelere girişir. Bu denemelerin ortasında iş rayından çıkar. Olayların akışı ana karakter tarafından kontrol edilemez bir biçimde gelişmeye başlar. İki ana karakter etrafında yer alır kurgu: Czentovic ve Dr. B. İyi ile kötünün, siyah ile beyazın karşılaşması. Dünya satranç şampiyonu olan Czentovic, yetim kaldığı için bir papaz tarafından büyütülen, zar zor okumayı öğrenebilen, zekası yetersiz, dünyaya ilgisiz, duygusal açıdan da oldukça sığ biridir. Başka tüm alanlara kapalı olan aklının satrançta inanılmaz derecede başarılı olduğu tesadüfen ortaya çıkar. Ancak kabalığı ve kültürsüzlüğü ile sadece paraya önem verir. Dr. B. ise Avusturya’lı bir avukattır. Nazi yönetimi tarafından, saray ve kiliseden olan müvekkilleri hakkında bilgi edinmek amacıyla tutuklanır. Toplama kamplarına gönderilmez ama başka bir psikolojik işkence yöntemi uygulanır: Hiçlik duygusu ile benliğini yok etmek. Tek başına, yanına kalem bile verilmeden, insan yüzü görmeden bir otel odasında yaşamak zorunda bırakılır. Bir gün sorgulama için beklerken bir kitap çalar. Bu kitap, bir satranç albümü, yüz elli ustanın oyunundan oluşan bir toplamadır. Dünyaya tutunacak başka bir dalı olmayan Dr. B., bu kitaptaki her oyunu kafasında defalarca oynamaya başlar. Dünyası siyah-beyaz taşlar üzerine kuruludur artık. Ancak, aklını yitirmemek için sarıldığı bu oyun onu deliliğin sınırına getirir.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma
Puan vermedi·910 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 10:04
Cervantes’in yarattığı bu eser, ilk bakışta “çılgın bir şövalye parodisi” gibi görünse de aslında çok daha derin bir sorgulamanın kitabıdır. Don Kişot’un değirmenlere saldırması, sadece akıl dışı bir macera değildir; ideal ile gerçek arasındaki uçurumu gösteren bir simgedir. İnsanın hayal gücünün sınır tanımadığı, fakat toplumun sert ve çoğu zaman acımasız gerçekleriyle sürekli çarpıştığı bir dünyada, Don Kişot bir anlamda “erdemli hayalin” temsilcisidir. Yani aklın değil, kalbin doğrularına göre yaşar. Sancho Panza ise bu yolculukta aklın, çıkarın ve dünyevî olanın sesi olur. Böylece ikisi bir araya geldiğinde, insanın içindeki çelişkiyi de yansıtır: hem göklere kanat çırpma arzusu, hem de yere sıkı sıkıya basma zorunluluğu. Sonuçta Don Kişot, “delilik” üzerinden insanın en saf yanlarını anlatır: adalet arayışı, sevgiye duyulan inanç, doğruluk uğruna savaşma cesareti. Herkes onu gülünç bulurken, aslında bize unutulmaz bir ders bırakır: Gerçek kahramanlık, dünyanın seni anlamamasına rağmen inandığın değerlere sadık kalmaktır. İşte bu yüzden Don Kişot sadece bir roman değil; insanın kendi idealleriyle olan kadim mücadelesinin aynasıdır.
Don Quijote (2 Cilt Takım)Miguel de Cervantes · Yapı Kredi Yayınları · 202527,5bin okunma
Puan vermedi·961 syf.··
2026 12. kitabı
İlahi Komedya çoğu zaman “zor bir klasik” olarak anılır. Cehennem katları, sayılar, semboller, tarihsel göndermeler… Evet, bunların hepsi var ve zor. Açıkçası bu eseri anlamak için ön hazırlık olarak bir çok kitap okudum. Ama Dante’yi gerçekten okuduğunda şunu fark ediyorsun: Bu kitap bir edebiyat gösterisi değil; bir insanın içinden geçerken tuttuğu notlar.Dante bu eseri yazdığında sürgünde,yurdundan edilmiş, siyaseten yenilmiş ve dostlarını kaybetmiş biridir. Yani İlahi Komedya,hayatı dağılmış bir adamın içini döktüğü, kendi adalet ve inanç sistemine göre yazdığı bir eser demek yanlış olmaz.Belki bu yüzden bu kadar gerçek. Çünkü buradaki günahlar tüm insanlık için genel geçer günahlar. Üç ana bölümden oluşur. Her bölüm 33 kantodur (Girişle beraber toplam 100). Şiir, "terza rima" denilen 3'lü uyak düzeniyle yazılmıştır. Bu, Hristiyanlıktaki Teslis (Üçleme:Baba-Oğul-Kutsal Ruh) inancını simgeler. Kitabı okuduktan sonra birçok açıdan yorumlanışını okudum. Ben iki şekilde açıklamaya çalışacağım bu bilgiler doğrultusunda. Birincisi kitabın normal akış şekilini( Bir nevi özeti), ikincisi de psikolojik yönünü. Eser, ruhun günahtan arınışını simgeleyen üç ana bölümden oluşur: 1-CEHENNNEM: Cehennem huni şeklindedir ve dokuz katlıdır. Her günah için ayrı bir kat vardır.Dante, rehberi Romalı şair Virgilius (Ortaçağ’da aklın sembolü sayılır.)ile yerin dibine iner. Burada günahkarların işledikleri suçlara göre sonsuza dek nasıl cezalandırıldıklarını görür ve bizlere aktarır. 1.kat:VAFTİZ EDİLMEMİŞLER VE ERDEMLİ PAGANLAR:Burda fiziksel bir acı yoktur fakat, Tanrıyı göremeyecek olmanın hüznü ve özlemi içindedirler.Buradakiler kötü insanlar değillerdir, sadece Hristiyanlık öncesi yaşadıkları için vaftiz edilmemişlerdir. Heredot, Homeros, Horatius, Ovidius gibi şairler,Sokrates,
İlahi KomedyaDante Alighieri · Oğlak Yayıncılık · 20246,4bin okunma