"Ve kucaktaki bebekler kadar masum ölen aksakallılar vardır ve bu içinde bulunduğumuz yılda da hala mağara adamları doğmaktadır. Geleceği ait gerçekler,geçmişe ait gerçekler ve hiçbir zamana ait olmayan gerçekler vardır"
Nasıl ki ben yazılarımda doğanın doğurganlığından, yaratıcılığından ve karmaşıklığından bahsederek onun bir "özgürlük alanı" olma potansiyeline işaret ediyorsam, Marx da kendi yazılarında doğadan bir "cimri", insan sömrüsünün basit bir nesnesi, "insanın" özgür bir dünya arzusunda "zorunluluk alanı" olarak tahakküm altında tuttuğu bir yer olarak tasvir eder.
Doğal dengeye ulaşabilmek için, insanın baskılanmamış, doğrudan ifade; deneyimde ve yaşam çehresinde çeşitlilik; ve insani boyutlara göre ölçeklendirilmiş bir çevre arzusu gerçekleşmelidir.
Mantıksal sonuçlarına bakıldığında, siyah özgürlüğü için mücadele emperyalizme karşı mücadeleyle aynı şeydir, doğanın dengesi için mücadele meta üretimine karşı mücadeleyle aynı şeydir, kadınların özgürlüğü için mücadele insan özgürlüğü mücadelesiyle aynı şeydir
İktidar halka" sloganı, ancak toplumsal elitlerce kullanılan iktidarın halka doğru çözülmesiyle hayata geçer. O zaman her birey kendi gündelik hayatının kontrolünü eline alır. Eğer "iktidar halka" ifadesi, iktidarın halkın "liderlerine" geçmesinden başka bir şey ifade etmezse, halk, devrim öncesi gibi güçsüz, bireylerinin farklılaşması gerçekleşmemiş, manipüle edilebilir bir kitle olarak kalmaya devam edecektir. Son tahlilde, halk "halk" olarak ortadan kaybolmadıkça iktidar olamaz.
Özgür bir toplumda, yaşı üç olanla yaşı otuz olanın kendiliğindenliği aynı olmayacaktır. Her ikisi de herhangi bir kısıt olmadan gelişmeye açık olsa da, otuz yaşındakinin davranışları daha tanımlı ve bilinçli olacaktır.