Doğan

Dört yüz sene burada kaldık, Geyik arttı, biz çoğaldık; Çıkamadık; işe daldık, Pek şenlendi konağımız! Elma, erik çoktu, yedik, Demir bulduk, örs işledik, "Bir gizli yol bulsak!" dedik: Dağ delerdi bıçağımız! Kurt'tan hali iken bu yurt Bir gün peyda oldu bir kurt, Bir geyiğe attı avurt, Gördü çoban yamağımız! Kurt bir delik buldu, gitti; Bir demirci takip etti; Ocak yaktı, taş eritti; Açıldı yol kapağımız! Büyük sevinç, büyük müjde! Bayram yaptık kentte, köyde: Torun, oğul, baba, dede, Büyüğümüz, ufağımız! Demirciye “Bozkurt” dendi; Han tanıldı, taç giyindi; Yoldan önce kendi indi: Sağ elinde bayrağımız!
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Er isen erliğin meydana getir Kadir Mevlâ'm noksanımı sen yetir Bana derler gam yükünü sen götür Benim yük götürür dermanım mı var Karac'oğlan der ki, ismim öğerler Ağu oldu yediğimiz şekerler Güzel sever diye isnad ederler Benim Hak'tan özge sevdiğim mi var - Karac'oğlan
Şiir

Doğan

, bir kitabı okumaya başladı
Saim Sakaoğlu
8.8/10 · 98 okunma
Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize. Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden İtler bile gülecek kimsesizliğimize. Gidiyorum: Gönlümde acısı yanıkların… Ordularla yenilmez bir gayız var kanımda. Dün benimle birlikte gelen tanıdıklarım Yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda. Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz; Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına. Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin Değişilir topu da bir sokak kaltağına. İster düşün… Kendini ister hayale kaptır… Uzar, uzar, çünkü hiç sonu yoktur yolların. Bakarsın aldanmışsın, gördüğün bir seraptır Sevimli bir hayale açılırken kolların. Ey doğunun alnımı serinleten rüzgarı! Ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay! Arzularım bir oktur, aşar ulu dağları, Düştüğü yer uzakta “DİLEK” adlı bir saray. O sarayda bulunca tanrılaşan erleri Artık gözüm arkaya bir daha dönmeyecek. Hepsi sussa da “Kür Şad” uzatarak elini: “Hoş geldin oğlum ATSIZ, kutlu olsun” diyecek
“Hakikat Tanrı’ya benzer: doğrudan kendini göstermez; onu, tezahürlerinden (görünümlerinden, yansımalarından) yola çıkarak çözmek zorundayız.” Johann Wolfgang von Goethe