“Doğrusunu söylemek gerekirse acı ve yoksulluğun estirdiği sert bir rüzgarın önüne katılarak limandan limana, munsaptan munsaba, sahilden sahile sürüklenip duran yelkensiz, dümensiz bir tekneden farksızdım.”
Cenneti ve cehennemi arıyordum, dünyanın ve sonsuzluğun ötesinde. Görkemli bir ses yankılandı göklerde: “Ne arıyorsun? Cennet de sendedir, cehennem de!”