Teyzeler ve Maymunlar kitabı 14 farklı hikayeden oluşuyor. İç monolog tekniğini oldukça başarılı bir şekilde kullanan yazar, karakterlerin içlerine girmemize olanak sağlıyor.
Bu öykü kitabını okurken, kendimi biraz Tezer Özlü yer yer Melisa Kesmez hikayeleri okuyormuş gibi hissettim. Yazarın ilk öykü kitabı olmasına rağmen göze batan bariz bir hata göremedim. Aksine oldukça usta bir incelikle hikayeler yazılmış.
14 farklı hikayeyi kısa bir şekilde özetlemek istiyorum.
1-Bariyatrik Mesafe: Tüp mide ameliyatı masasında olan kilolu bir kadının geçmiş hatıralarını hatırlaması anlatılır. Geçmişinde yaşadığı travmalar, ameliyat masasında tekrardan gün yüzüne çıkar.
2-Yankı: Srebrenista katliamında yer alan bir askerin kendi içinde yaşadığı psikolojik buhran anlatılıyor. Tanıdığı insanları gözünü kırpmadan öldüren bu adam sonrasında yaşadığı travmalar peşini bırakmıyor.
3-Teyzeler ve Maymunlar: Ergenlikle birlikte vücudu değişen kızın bir yemek sofrasında teyzeninin göğüslerine baktığını anlar travma oluşturmuştur.
4-Davye ve Diğer Şeyler: Babasının ölümünü çekilen dişiyle bağdaşlaştıran bir adamın hikayesi anlatılır.
5-Uzatmalı Şüphe: Lise zamanında aşık olduğu öğretmeni yıllar sonra evli ve üç çocuklu olmasına rağmen mesaj atar. Geçmişe gider…
6-Köpük Denizi: Altına kaçırdığı için zorbalanan çocuğun travması anlatılır.
7- Sıska Bacaklı Helgalar: Ülkesinden uzak bir yerde 40 lı yaşlarındaki bir kadının kocası tarafından aldatılması anlatılır.
8-Babam Her Gece Rüyamda: Babasını kaybeden bir kişinin gün ve gün yaşadığı psikolojik buhranlar günlüğüne yansımıştır.
9-Kafam Dolu Koynum Boş: Kocası vefat eden bir kadının psikolojik savaş anlatılır.
10-Fırat’ın Kuru Kemikli Göğsü: İstifa eden öğretim görevlisi içinde bulunduğu hayatı ve yaşamak zorunda kaldığı sistemi eleştirir.
11-Annemle
Sıcak bir yaz mevsiminde başlayan kitapla birlikte hayattan hiçbir beklentisi kalmamış bir Dede’nin karanlık sabahına giriş yapıyoruz. Oldukça detaylı betimlemelerle Dede sanki yanıbaşınızda uykusundan uyanıyormuş hissiyatına kapılıyorsunuz.
Dede; karamsar bir insan. Mutsuz evliliğinin ve tekdüze yaşamın kasvetinden kurtulmak için ömrü boyunca yolculuğa çıkan Dede yine bir yolunu bulup kitap boyunca yolculuğa çıkmak ister.
Nene; babası tarafından zorla evlendirilen hayatında seçim sansı bulunmayan bahtsız bir kadındır. Zorla evlendirildiği için babasına edemediği sitemlerin acısını Dede’den çıkartır. Kitap boyunca Dede’den şikayetçidir. Ömrü boyunca iş değiştirip çalışmadığını, büyük oğlundan gördüğü destekle geçindiğini iddia eder.
Dede ve Nene’nin oğlu olan İbrahim Zeyni karakteri ise; mutsuz olan bu birlikteliğin ortasında kalan figürdür. Anne ve babasının arasında kalan Zeyni, içinde bulunduğu müşkil durumdan artık keyif almaya başlamıştır. İkili oynayan bu karakter anne ve babası arasındaki elçidir.
Yazar, roman içerisinde EYT, düşük emekli maaşı gibi toplumsal sorunlara da değinmiştir.