Sıcak bir yaz mevsiminde başlayan kitapla birlikte hayattan hiçbir beklentisi kalmamış bir Dede’nin karanlık sabahına giriş yapıyoruz. Oldukça detaylı betimlemelerle Dede sanki yanıbaşınızda uykusundan uyanıyormuş hissiyatına kapılıyorsunuz.
Dede; karamsar bir insan. Mutsuz evliliğinin ve tekdüze yaşamın kasvetinden kurtulmak için ömrü boyunca yolculuğa çıkan Dede yine bir yolunu bulup kitap boyunca yolculuğa çıkmak ister.
Nene; babası tarafından zorla evlendirilen hayatında seçim sansı bulunmayan bahtsız bir kadındır. Zorla evlendirildiği için babasına edemediği sitemlerin acısını Dede’den çıkartır. Kitap boyunca Dede’den şikayetçidir. Ömrü boyunca iş değiştirip çalışmadığını, büyük oğlundan gördüğü destekle geçindiğini iddia eder.
Dede ve Nene’nin oğlu olan İbrahim Zeyni karakteri ise; mutsuz olan bu birlikteliğin ortasında kalan figürdür. Anne ve babasının arasında kalan Zeyni, içinde bulunduğu müşkil durumdan artık keyif almaya başlamıştır. İkili oynayan bu karakter anne ve babası arasındaki elçidir.
Yazar, roman içerisinde EYT, düşük emekli maaşı gibi toplumsal sorunlara da değinmiştir.