Şeyma Atlı

Şeyma Atlı
@Andel
Öğretmen
Marmara Üniversitesi
62 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Oruç geldi, öyleyse oruca yemek taşımalı, su sunmalı, orucun lambasını yakmalı, örtüler atmalı üzerine ki geldiğinden daha zengin gitsin. Verdiğinden daha çok alsın. Yanına gideceği eski oruçlara katacağı, söyleyeceği çok şeyler bulunsun. Çağımız Müslümanlarının portresini eski çağ müminlerinin portrelerinin yanına çizecek ya, bizim öyle bir portremizi çizsin ki, ilerde gün olur ki, o portreyi bize gösterirler, utanmayalım o zaman ondan. Oruç geldi, ondan bize ölümsüz bir şeyler katılacak demektir. Giderken, bizden de ona ölümsüzleşecek birkaç şey katılmalı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hep böyle midir Kalbin hep böyle yavaş mıdır Ruknettin? Aynalar sana bir savaş mıdır Ruknettin. •ruknettinin kalbi için kehanetler
Bu yeryüzü bahçelerinde, - meyvelerin ziynetiyle gülen çiçeklerin tebessümü, seher yeliyle şakıyan kuşların sec’aları, çiçeklerin yaprakçıklarındaki damlaların şıpıltısı ve annelerin küçük yavrulara olan merhameti; cinlere, insanlara, hayvanlara, ruhanîlere ve meleklere, seven ve sevdiren bir Vedûd’un kendisini tanıttırması, rahmeti bütün varlıkları kuşatan bir Rahmân’ın kendini sevdirmesi, eserlerinde sonsuz rahmetinin en lâtif cilvelerini gösteren sınırsız şefkat sahibi bir Hannân’ın merhameti, bitmez tükenmez ikramlarıyla ve nimetleriyle, varlıkları besleyen bir Mennân’ın en uygun ve şirin rahmet cilvelerini göstermesidir. (Lem'alar- 29. Lem'a)
Sevgi
Göğü Delen Adam yayınlandığında Kafka’nın Dönüşüm’ü beş yıldır raflardaydı. Gregor Samsa’nın bir böcek olarak uyandığı sabahın hikayesi beş yaşındayken insanlar ilkel dedikleri bir Samoa yerlisinin kendilerine bakışlarını öğrendiler. Yamyam ismini taktıkları bir barbar onlara Papalagi adını takmıştır. Tuiavii derki; Papalagi “tehlikelerle dolu taş yarıklarında, her bir yeri betonla çevrili, taş yığınları arasında gökyüzünü göremeden yaşar. Taş yarıklarında betonları seyrederek kirli havayı soluyarak nasıl mutlu olabilirler ki” der. Beyaz adamın gerçek Tanrısı paradır. Papalagi ağır metallere ve kâğıtlara tapar. Paraya eli değen Papalagi kapılır büyüsüne ve daha fazlasını arzu ederek hırs ve rekabet duygusunu geliştirir. Yardımlaşmak değeri de böylece kaybolur gider. Bazı Papalagiler daha fazla kazanır bazıları az. Yanı başındakinin açlığını bilmez çünkü paranın kötü ruhu etkisi altına girmiştir. Beyaz adam ihtiyacı olmadığı bir sürü “şey”e sahiptir. Tuiavii bu bir sürü gereksiz şeyin Papalagiyi tanrısallaştırdığını ve Tanrı ile bir üstünlük yarışına girmesine sebep olduğunu savunur. Ve der ki “ eğer insan ne kadar fazla şeye sahipse o kadar yoksuldur”.
İnsan ve Toplum
Bir grup insan halkın üzerindeki öldürücü egemenliğini sürdürebilmek için halka işkence ediyor, önüne geleni eziyor, boğazlıyor. Düşünsenize. Yasaları tanımadıkları için vahşileşiyor bunlar, insanları ezmekten zevk almak tutkusuna kaptırıyorlar kendilerini, kölelere verilen duygu ve hayvanca alışkanlıklarını anlatma özgürlüğü karşısında kapıldıkları o iğrenç tutkuyla hareket ediyorlar. Bazıları o intikam duygusuyla zehirlenmişlerdir, ezilmekten aptallaşmış başkaları ise kör, sağır olmuşlardır. Böylece halkı ahlaksızlaştırıyorlar, bütün halkı.
Sayfa 345 - Can Yayınları