Flôneriee

Flôneriee
@Anemoiiia
Bilgiye olan açlığın olduğu bu dönemde , KPSS az buçuk doyurmaya çalışıyor.
Siü|hemşirelik
Diyarbakır
5 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Gerçekten de Meryem’in kulak kabarttığı konuşmalar hep dayak üzerineydi. Yabani birer böcek gibi kalın örtüler altına gizlenen ve diğer insanların gözlerinden kendilerini sakınan, aslına bakarsanız gösterecek bir şeyi de olmayan bu yıpranmış kadınlar, evde gördükleri şiddeti , kutsar gibi birbirlerine aktarıyorlar ve belki de böylelikle şiddeti yansıtarak rahatlıyorlardı. Acımasız yüzlerinde hiç de yakınır bir anlatım yoktu doğrusu ; yedikleri dayakları gülerek anlatıyorlardı.
Reklam
Kendi egemenlik alanını belirlemek için ağaçların altına sidik fışkırtıp sonra kendini bu sidiğin sınırları içinde güvenli hisseden köpeklere benziyordu insanlar da ; aşina korkular ve aşina eşya arasındaki bir mutluluk formülü.

Flôneriee

, bir kitap okudu
Puan vermedi·164 syf.·
2020 15. kitabı
Johann Wolfgang Von Goethe
7.5/10 · 150,1bin okunma
Nedir insan, hep övülen yarı Tanrı ? Güçlerinden, tam da en gerekli olduğu yerde yoksun kalmıyor mu ? Sevinç içinde yükseldiği, acılarla yıkıldığı zaman, tam da uçsuz bucaksız sonsuzlukta kendini yitirmeyi özlediğinde, o vurdumduymaz ve soğuk bilince geri dönmüyor mu hep ?
Bazen kendime şöyle diyorum: Yalnızca senin bu türden bir yazgın var; diğer insanların mutlu olmalarına sevin - hiç kimseye senin gibi acı çektirilmemiştir. - Sonra da eski zamanların bir ozanını okuyunca , kendi yüreğimin içini görür gibi oluyorum. O kadar acı çekiyorum ki! Ah,insanlar benden önce de böylesine perişan olmuş mudur ?