Tüm yaşamı boyunca aşkın yokluğunu hissetmiş, aşka aç yaşamıştı. Doğası aşkı arzuluyordu. Varlığının yapısal bir ihtiyacıydı aşk. Buna rağmen hep aşksız yaşamış, bu süreçte de katılaşmıştı. Aşka ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti.
Herkesin hikâyesi çok farklıydı, bu gibi kalabalık yerlerde bunun farkına çok daha iyi varıyordunuz ve böylece insan, kendi savaşlarını tümüyle unutmasa da zihninin uğraştığı şeylerden biraz olsun uzaklaşabiliyordu. Çünkü etrafınız diğerleriyle sarılıyken görürdünüz ki savaşınızda yalnız olsanız dahi yalnız olan yalnız siz değilsinizdir.