Söze nereden başlayacağımı bilmiyorum bu ilk incelemem olacak ve söyleyeceğim çok şey var. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kitap( 5 yıl önce olması gerekiyor) bana hediye verilmişti. Ama o zamanlar kitap okumayı sevmiyordum nedenini bilmiyordum ama umursamadım açıp bakmadım bile. Bu kitap tesadüf değil benim için okunması gerekiyordu ve zamanı vardı ,o yüzden ben o zaman okumadım.. daha önce okumuş olsaydım eminim ben bu kitabı hiçbir zaman anlayamayacaktım. Çünkü o zamanlar sevdiğim kişiyi kaybetmiştim evlenmişti...Şimdide ben evliyim bir başkasıyla,ve mutsuz bir evliliğim var hep öyle olmuyor mu zaten? Sorunlar kavgalar tartışmalar en sonunda kendimi kaybettim sadece kendimi değil Allah 'a olan inancımı da yitirdim bu süreçte.Hayatlarımızın durgun gölünü dalgalandıran taş misali, yüzleşmek zorunda olduğumuz sıkıntılar, acılar... ve aşkın peşinde katetmek zorunda olduğumuz zorlu yollar, ödediğimiz bedeller... Her neyse ..
kitapta ilgimi çeken şey Ella'nın içsel yalnızlığı mutsuz evliliği okurken kendimi gördüm.Bir gün Ella Aziz'e e-posta dan öylesine bir mesaj atar konuşmaya başlarlar ve bu konuşma sonrasında aşka dönüşür.
Aziz'in yazdığı romanda ise Mevlana Rumi ile Şemsi ve daha birçok hikayeyi anlatıyor,akıcı geçiyor 2 günde bile okunabilir bir kitap.
roman Bir katilin Şemsi 5 yıl önce öldürmesi ve sonrasında yaşadığı pişmanlıklarıyla başlıyorRoman'ın Devamında Şems'in başta Mevlana Rumi ,
çömez, dilenci hasan, sarhoş Süleyman,faişe çöl gülü,Alaaddin,kerra ve kimya, ve daha yazamadım birçok insan ile aralarındaki muhabbeti ve dönüşümü anlatıyor.ben çok sevdim kitabı umarım sizde severek okursunuz
Şems'in öldükten sonra Rumi nin ardından da söylediği sözler ok Gibi içime işledi.
Sevdiğin birini yitirince bir yanın onunla beraber kaybolur. Terk edilmiş hayaletli