Anlat Bakalım

Anlat Bakalım
@Anlat_Bakalm
Müslüman Kadınlara Tesettürün Emredilmesi
Bir kısım edebsiz münafıklar, köle kadınlara sataşırlardı. Zaman zaman sâir kadınları da, köle zannıyla rahatsız ederlerdi. Bunların, mü’minlerin hanımlarını da rahatsız ettikleri olurdu. Neden böyle yaptıkları sorulduğunda ise, “ Biz onları köle sanmıştık! “ diyerek mazeret uydururlardı. Bu hadiseler üzerine, müslüman kadınların örtünmelerini emreden şu ayet-i kerime nazil oldu: “ Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına, iç elbiselerinin üzerlerine cilbablarını (örtülerini) giymelerini söyle! Bu, onların tanınıp eza edilmemelerine daha uygundur.
Sayfa 501 - Nesil Basım Yayın·Kitabı okudu
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Olaylı Evliliğin Münafıklar Tarafından Dedikoduları
Peygamber Efendimiz, Hz. Zeyneb’le evlenince, her meselede fırsat kollayıp müslümanlar arasında fitne ve fesat çıkarmaya can atan münafıklar, bu meselede de ileri geri konuşmaya başladılar. Cahiliyye devri inancına göre, evlatlığın boşadığı karısını haram sayıp, bunu Resûl-i Ekrem Efendimiz aleyhinde dedikodu vesilesi yaparak “ Muhammed, evladın karısıyla evlenmeyi haram kıldı, kendisi ise oğlu Zeyd’in boşadığı karısıyla evlendi “ deyip yaygaraya başladılar. Gelen vahiy bu hususu da cevap veriyordu: “ Muhammed, erkeklerinizden hiçbirinin öz babası değildir ( Tabii ki Zeyd’in öz babası değildir) . Fakat o, Allah’ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Sayfa 498 - Nesil Basım Yayın·Kitabı okudu
Din
Hz. Muhammed’in, Hz. Zeyneb’le Evliliği
Hz. Zeyneb bint-i Cahş, Resûl-i Ekrem Efendimizin halası Ümeyme bint-i Abdülmuttalib’in kızı idi. Daha önce Peygamber Efendimizin ‘ evlatlık edindiği Hz. Zeyd b. Harise’yle ‘ evlenmişti. Bu evliliğin dünürlüğünü de bizzat Resûl-i Ekrem Efendimiz yapmıştı. Hz. Zeynep ve ailesi böyle bir evliliği istemedikleri halde, sırf Peygamber Efendimizin ısrarı üzerine rıza göstermişlerdi. Hz. Zeyd, izzetli zevcesi Hz. Zeyneb’i kendisine manen küfüv (denk) bulmuyordu. Bu durum, manevi imtizaçsızlığa sebep oluyordu. Nitekim evliliklerinin birinci yılı henüz bitmişken, Hz. Zeyd, Peygamber Efendimize gelerek “ Ya Resûlullah! Ben, ailemden ayrılmak istiyorum “ dedi. Resûl-i Ekrem Efendimiz, cevaben, “Zevceni tut, boşama! Allah’tan kork!” buyurdu. Fakat Hz. Zeyd, Hz. Zeyneb’in başka yüksek bir ahlakta yaratılmış olduğunu kendisini de ona zevc olarak fıtratta manen küfüv bulmadığı için boşadı. Hz. Zeyneb’in iddeti (boşandıktan sonra beklemesi gereken müddet) dolmuştu. Bu sırada 35 yaşında bulunuyordu. Resûl-i Ekrem Efendimiz, bir gün Hz. Âişe validemizle oturmuş, sohbet ediyordu. Bu esnada kendisine vahiy geldi. İnen ayetlerde Cenab-ı Hak şöyle buyurdu: “ Vakta ki Zeyd, o kadından alakasını kesti, onu boşadı kadın da iddetini tamamladı; Biz de, onu sana zevce yaptın. Ta ki evlatlıkların, kendilerinden alâkalarını kestikleri zevcelerini almakta mü’minler üzerine günah olmasın.” Cenab-ı Hakk’ın emriyle Peygamber Efendimizle Hz. Zeyneb arasında kurulan bu evliliğin ehemmiyetli bir şer’i hükmü olduğu gibi, bütün mü’minleri ilgilendiren bir hikmeti ve fayda tarafı da vardı. Bu konuyla ilgili gelen vahyin, “ Ta ki evlatlıkların, kendilerinden alakalarını kestikleri zevcelerini almakta mü’minler üzerine günah olmasın “ mealindeki kısmında beyan buyrulmuştur. Çünkü Câhiliyye devrinde, bir
Sayfa 497 - Nesil Basım Yayın·Kitabı okudu
Din
Ey örtüye bürünen Peygamber! (O kadar tatlı bir hitap ki )
Sayfa 160 - Nesil Basım Yayın·Kitabı okudu
Din
Hz. Muhammed öncesi ahlaki çöküş
Allah’a imanın verdiği haya ve korkudan mahrum, faziletten nasipsiz insanlık, her türlü ahlak dışı davranışta, haysiyet ve namusları ayaklar altına alıcı adi hareketlerde serbestçe bulunuyordu. Kumar, içki, zevk ve sefa alemleri, günlün işler arasında yet alıyordu. Ardı arkası kesilmeyen öldürme, zina, gasp ve baskın olayları, insanlık denilen kutsi ve ulvi manayı adete yeryüzünden silip süpürmüştü. İşte, tek bir misali: Bizans İmparatorluğu’nda ahlak öylesine silinmiş, öylesine ölü bir unsur haline gelmişti ki bizzat Konstantiniyye Patriği, imraratorun, kendi öz yeğeniyle evlenmesinde nikahını kıyıyordu. Kadın, alınır satılır basit bir metadan öteye geçmiyordu.
Sayfa 142 - Nesil Basım Yayın·Kitabı okudu