"Köyün en yaşlı kadınlarından biri ölünün sol kolunu sıvamış, sonra bu kolu siyah bir karışıma bulamıştı. Boynunda, ur çıkan ne kadar erkek ve kadın varsa, çenelerinin altından sarkan iğrenç yumruları göstererek birbiri ardından odaya giriyorlardı. Yaşlı kadın onları ölünün yanına getiriyor, urun üstüne birtakım işaretler yaptıktan sonra ölünün parmağını yedi kez ura dokunduruyordu. Korkudan sapsarı kesilen hasta, ihtiyar cadıyla birlikte tekrarlıyordu:
"Defol git hastalıklı! Bu el seni de, kendisiyle birlikte götürsün!"
Hastalar, bu işe karşılık ölünün ailesine para verdiler. Ölü, odada üç gün kaldı. Sol eli göğsüne kavuşmuştu. Kaskatı kesilen sağ elindeyse bir mum vardı. Dördüncü gün, koku dayanılmaz bir hal alınca köyden bir papaz çağrıldı; cenaze hazırlıklarına geçildi."