Yusuf

Le Cagot öfkeyle uyku tulumunu tekmeleyip içinden çıktı. Hel'in yanına, taşın üstüne oturdu. Çayını elinden almış söyleniyordu. "İsa, Meryem, Josef ve o eşeğin aşkına, bu nasıl çay böyle!" "Dağ çayı." "At sidiğine benziyor." "Dediğini kabul etmek zorundayım. Ben senin gibi her şeyi tatmış değilim."
Reklam
Benim söylemeye duyduğum ihtiyaç, onun işitmeye olan ihtiyacından fazlaydı.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Bütün savaşlar sonunda kaybedilir. İki taraf da kaybeder Nikko. Artık profesyonel askerler arasında yapılan meydan savaşlarının günü çoktan geçti. Şimdi savaşlar karşılıklı sanayi kapasiteleriyle, ülkelerin nüfusları arasında yer alıyor.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Bildiğin gibi şibumi, sıradan, olağan görünümlerin altında yatan gizli üstünlükleri anlatır. Şöyle düşün: O kadar doğru bir söz ki, cesaretle söylenmesine gerek yok. O kadar dokunaklı bir olay ki, güzel olmasına gerek yok. O kadar gerçek ki, sahici olmasına gerek yok. Şibumi demek, bilgiden çok anlayış demek. İfade dolu bir sessizlik demek. Kendini kanıtlama gereği duymayan bir alçakgönüllülük demek.
Sayfa 84·Kitabı okudu

Yusuf

, bir kitap okudu
8/10
·112 syf.·
Beğendi
·
6 saatte okudu
·
2021 18. kitabı
Gabriel Garcia Marquez
7.4/10 · 95,4bin okunma
Reklam