Bir kurşun taşıyorum böbreğimde, çıkartırlarsa ölürmüşüm. Sanki ağırlık yapıyordu bazen ama aldırmıyordum. Fazlasıyla hak ediyordum bu mermiyi ve hatta çok fazlasını. Bütün kiralık katiller hak eder bunu.
Miguel'den daha eski bir katildim ve daha çok kişi öldürmüştüm. Genç yaşta başlamıştım bu işe. Onu tanıdığımda henüz kitaplarla uğraşıyordu. Kelimelerin mermilerden etkili olduğunu düşünüyordu. Pek anlamam öyle şeylerden. Ben tetiğe basıyorum o kadar.
Ona göre İngilizce, kendi anadilinde bulunmayan r,d,ş gibi vurgularla, peltek telaffuz edilen hecelerle ve bazı tuhaf sesli harflerle dolu, dangul dungul konuşulan bir dildi. Fanfinfon da fanfiri fon fon, çançinçon da dandiri dan dun. Buralarda bi'şeysiz az şey varmışmış. Ağacın bi'şiysi bi'şeye yarıyormuş falan. Altın bi'şiyi bi'şiyle çıkaracakmışsın. Ahbabı bi'şiymiş falan filan. Falancayı yaparken bi'şiy eklersen bilmemne oluyormuşmuş. Bi'şeyin bi'şiyi çoksa bi'şeye zararmış. Bi'şiyin yoksa ayva yeniyormuş. Bi'şiy azken yapınca, başka bi'şiy olmuyo muymuş neymiş. Bi'şiyle bi'şiy yapınca bi'şiy olmuyormuş. Yağmur yağmış, bi'şiy bi'şiy olmuş. Bi'şiy almak için bi'şiy bi'şiy yapcakmışın. Lagada lugada dırdır da vırvır.