Gerçekler nasıl ki hayatta gizli kalır, romanlar da açığa çıkarılırsa... hakiki kişiler de romanlardadır. Doğru cevabı ancak onlar verirler "Ben kimim" sorusuna. Kendiyle arasında bir yabancılık, mesafe bulunmayan kimse yoktur halbuki. İnsan kendini insanda değil, roman kahramanının şahsında tanır. İdeal benliğimiz bir kurmacadır.
Bir kalbi derinden sarsmak için kader her zaman sillesini vurmaya, güçlü darbesini indirmeye gerek duymaz; aksine kaderin insan hayatına müdahale etmek için duyduğu karşı konulmaz isteği, sıradan bahanelerle meydana gelen yıkımları körükler. Bu ilk hafif temasa bizler, kendi yetersiz dilimizde "vesile" deriz ve onun küçük görünen etkilerini genelde müthiş bir etki yaratan gücüyle şaşkınlık içinde karşılaştırırız.