Açıkcası reading slumpdan çıkmak için okudum ve işe de yaradı. Uzun zamandlr hiç bir kitabı bitiremiyordum, çok fazla yarım bıraktığım kitap birikti ve gün içinde de 5 sayfadan fazla okuyamayacak hale gelmiştim. Son çareyi akıcı bir kitap bulup okumakta gördüm. Açıkcası bu tarzda fazla kitap okuyan biri değilim, o yüzden kendi kulvarında iyi mi bilemedim, bana göre tek beklentiniz akıcılıksa ve elimden bırakamayayım diyorsanız, okuya bilirsiniz.
Tam olarak "cozy" kelimesinin karşılığı olan bir kitap. Sonbaharda kahve eşliğinde yağmurun sesini dinleyerek okuna bilecek bir kitap. Ama ben okusaydım, yarım bırakırdım çok büyük ihtimalle, çünkü sürükleyici bir şey yok, aynı konular dönüp duruyor. Dinlemek iyi geldi ama, sizi tam olarak bir kitapevinde hiss ettiriyor çünkü. Ev işlerini yaparken dinledim. İnsanı iyi hiss ettiriyor, yine de mutlak okunması gereken ve ya okumasanız bir şey kaçıracağınız tarzda bir kitap değil. Kafam hiç bir şey alnlyor, zihnimi sakinleştirsin diyorsanız, şans vere bilirsiniz. Ama "reading slump"a sebep ola bilir, ya da zaten bu tip bir durumdaysanız, asla önermem.
Yani tam bir vakit kaybıydı. Dertsizlikten dert üretmiş şımarık birinin saçmalamaları ve onu para kaynağı olarak gören psikiyatristin saçma konuşmalarından ibaret. Bir seansta çözüle bilecek bir şey. Ciddi bir sorun yok. Doktorun bu kadına sadece "hepimiz böyleyiz, ben de dahil hepimiz zaman-zaman insanları kıskanırız, insanları yargılarız, kendimizi üstün ve ya ezik görürüz, aklımızdan başka şey geçerken başka türlü davranırız, bunlar tamamile insani şeyler. İnsan olmak böyle bir şey" demesi gerekirdi. Sürekli kadına ilaç dayayıp durdu. Son zamanlarda popüler olan ve ismiyle dikkatimi çeken tüm psikolojik, kişisel gelişim kitaplarında dertsizlikten dert bulan insanlarla karşılaşıyorum ve bu, beni aşırı sinir ediyor. Tamam her kesin derdi kendine, sorunun büyüğü küçüğü yoktur da, ortada sorun yok be. Şu an ismini tam hatırlamadığım ve bitirmediğim bir kitapda da terapist bir danışanından bahs ediyordu - bir anneymiş ve kızı düğününü kendi istediği gibi yapmak istiyormuş. Derde bak. Yani bunlar neyin kafasını yaşıyorlar ya. Böyle bir tarafından dert üreten insanları gerçek dertlerin olduğu yerlere göndereceksin 15 günlüğüne, hemen iyileşi verirler. Aşırı sinir oldum, aşırı.
Aydınlatıcı bir makale olduğunu düşünüyorum:
livemint.com/opinion/online-...
Basit, ama güzel bir distopyaydı. Distopya okumaya yeni başlayanlar için güzel bir tercih ola bilir. Keyif alarak dinledim. Yazarın başka kitaplarını da okumak isterim. Adada geçen kitapları çok sevdiğimi fark ettim.
Bazı çözümler sunulacak, yol gösterilecek sanmıştım. Bilmediğimiz hiç bir şey söylenmedi. Tekrar-tekrar aynı konuşmalardan ibaret. Hiç beğenmedim. Vakit kaybı oldu.