Ilknur salamova

Ilknur salamova
@AprilandJune
Gazeteci, tercüman, şair, hikaye yazarı
Bakı
Şeki, 27 Nisan
38 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Sadakat
Sadakat korkunç bir bencillik ve aynı zamanda insan hayatındaki çoğu menfaat gibi kibirli bir şey değil mi? Sadakat beklerken, ötekinin mutluluğunu istiyor muyuz? Ve o, sadakatin incelikli hapishanesinde mutlu olamıyorsa, yine de ondan sadakat beklerken onu gerçekten sevdiğimizi söyleyebilir miyiz? Ve eğer onu mutlu olacağı şekilde sevmiyorsak ondan herhangi bir şey, sadakat ya da başka bir kurban talep etmeye hakkımız var mı?
Sayfa 101·Kitabı okudu
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hayatın en büyük sırrı
Çünkü daima ötekini severiz, daima onu ararız, hayatın bütün koșullarında ve değişikliklerinde... Bunu biliyor musun? Hayatın en büyük sırrı ve en büyük hediyesi, 'aynı türde' iki insanın karşılaşmasıdır. Bu son derece nadir görülür -doğanın hile ve zora başvurarak böyle bir ahengi engellemesinden kaynaklanıyor olmalı- ; belki de sebebi, dünyanın yaratılması, hayatın yenilenmesi için birbirini ebediyen arayan, zıt akortlu insanlar arasında oluşan gerilime ihtiyaç olmasıdır. Bilirsin iște, dalgalı akım... Nereye baksan pozitif ve negatif yükler arasında enerji alışveriși. Bu ikiliğin arkasında ne çok umutsuzluk, ne çok kör umut var!
Sayfa 93·Kitabı okudu
Alıntı
Kader bizim açtığımız kapıdan girer
İnsan ne yașayacağını biraz da kendi belirler. Yașanması gerekeni belirler, yanına çağırır ve bırakmaz. İnsan böyledir. Yaptığının vahim olduğunu ilk andan itibaren bildiği halde yine de yapar. İnsan ve kaderi bir-birlerine tutunurlar; birbirlerini çağırır ve șekillendirirler. Kaderin hayatımıza gizlice girdiği doğru değildir. Hayır, bizim açtığımız kapıdan girer ve ondan daha da yaklaşmasını isteriz. Hiçbir insan çelik gibi bir meşruiyetle kendi varlığından, karakterinden kaynaklanan bir musibete eylemler ya da sözlerle sırt çevirecek kadar güçlü ve zeki değildir.
Sayfa 91·Kitabı okudu
1000Kitap
Sevilen
Dünya tarafından bu kadar himaye ve takdir edilen birinin fahişemsi bir yanı olduğunu düşünmüşsündür. Herkes tarafından sevilen, herkesin tatlı bir gülümseme ayırdığı insanlar olur ve aslında bu insanların son derece hoppa, fahişemsi bir yanı vardır.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Alıntı
Katlanmak
Fakat ruhunun derinlerinde bir sancı saklıydı: Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için tașıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeğiyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını, kibirli, egoist, kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir; hayır, övgü ya da ödül almayacağını bilmelidir. İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır; çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair içgörü bir şey değiștirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zeka yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.
Sayfa 72·Kitabı okudu
1000Kitap