Babalar ve Oğullar, yazıldığı dönemin baba-oğul kuşak çatışmasını ve özellikle nihilizm gibi dönemin yükselen düşünce akımlarını açık ve dengeli bir biçimde yansıtan bir eser. Turgenyev, karakterlerini dışarıdan bakıldığında soğuk ve duygusuz gösterebilse de, iç dünyalarına yer verdiğinde bu tutumların ardında yatan mantıksal ve psikolojik nedenleri görünür kılıyor. Bu sayede okurlar yani biz, karakterleri yalnızca yargılamıyor; onları koşulları içinde anlamaya başlıyoruz.
Eser, değişen topluma ayak uydurmakta zorlanan, bireysel kopukluk ve duygusal yabancılaşma hissi yaşayan okurlar için özellikle düşündürücü bir okuma sunuyor bence. Felsefi yönüyle bireyin değerleri, otoriteyle ilişkisi ve anlam arayışı üzerine sorgulamalar yaptırırken, geçmişte geçen bir hikâye olmasına rağmen günümüz insanına da doğrudan temas eden meseleler ortaya koyuyor.
Anlatımı sade, akıcı ve anlaşılır. Bu yönüyle hem edebi hem düşünsel olarak okura yük olmadan ilerler. Bence Babalar ve Oğullar, klasik bir eser olmasının ötesinde, farklı kuşaklar arasındaki çatışmaları anlamak isteyen herkes için bugün hâlâ karşılığı olan bir kitaptır.