Müslümanların artık şunu içlerine sindirebilmeleri lazım; eski hal muhal, ya yeni hal, ya izmihlal. Artik herkesin dini kendisine. Din devletin mali olmaktan tamamen çıktı ve ferdin kutsal değeri haline geldi. Kimsenin kimseye zorla bir inanç dayatma hakkı kalmadı. Artik dinde zorlama yoktur. Çünkü herşey ortaya çıkmıştır. Kişinin cennete gitmek kadar cehenneme gitme hakkı da saklıdır. Ama sen uygun zeminlerde ve uygun üslupla insanları yüreğinden yakalayıp ikna edebiliyorsan ne âlâ.
"Oğlum bu kadar kahretme kendini. Herşeyin üzerinde Hakk'ın iradesi vardır. Ne muzaffer kumandanlar var ki, zaferi kendi eserleri bilip helak oldular, ne mağluplar var ki, yenilgiyi kendilerine mal ettikleri için galipler safına geçtiler... Çünkü zafer de yenilgi de bir takdirdir. İnsana düşen her ikisindede Rabbini hatirlayabilmesidir."
Once niyetin sağlam ve düşüncen samimi olacak. Hep guzeli gormeye calismaktir dogru istikamet. Çünkü guzel bakan guzel görür. Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen yaşamından lezzet alır.
O yüzden sana göre, ötekine göre değişir. Eger dogrulari ustuste koyabilir ve onlardan bütün meydana getirebilirsen gerçeğe ulaşmış olursun. Halbuki bilen bilir o da bulanık bir görüntüden ibarettir. Ne kadar çok sayıda doğruyu birlestirebilirsen o kadar gerçeğe yaklaşmış olursun. Ama gerçeği asla tam olarak bilemezsin. Mutlak ve sonsuzu nasıl kavrayabilirsin ki? Tabi boyle olunca senin dogrun sana, öbürünün doğrusu ona ait kalır ve herkes kendi dogrusunu daha sevimli bulur. Herkes kendi doğrusunda ısrar edince çatışma başlar. İşin özü bu.