sana bu mektubu tertemiz bir mezbahadan yazıyorum dostum
kanların sıçramadığı, kan kanallarından tertemiz aktığı
hayvanların boğazlanmadığı, şoklanarak öldürüldüğü
tüm uluslararası standartlara uygun bu mezhabadan
sana tertemiz ölümler yolluyorum
bir laboratuvar hassasiyetiyle
yönergelere bağlanmış bir disiplinle
testler, el değmeden paketlenmiş hücreler
naylon kıyafetler, yükleme rampaları, sağ kalçaya vurulmuş mavi bir mühürle
her gün biraz daha soğuk
her gün biraz daha ölüm bir teknolojiyle
gökyüzünü ve toprağı hiç tanımamış bu hijyenik cesetlerle;
nasılsın, iyi hissediyor musun? alıştın mı mutsuzluğuna?
yoksa hala mücadele mi ediyorsun?
yeni bir hap çıkmış dostum,
dünya ölüyor döndüğü yerde,
sen mutlu oluyorsun.
sana bu mektubu adolfun kalbinden yazıyorum dostum.
kalbimi söküp kopardığım
yerine kapkara bir boşluk
yerine öğrendiğim öldürme biçimleri
yerine bilerek gevşek bırakılmış bir ilmek
yerine ben yalnızca emirleri uyguluyordum dediğim yerden
sana kapkara bir kalp bırakıyorum
güneş doğdu elbet
şiir yazılmaya devam etti