"Durduğun ve olduğun yer yanlışsa,
yürüyecek hâlin yoksa sürün.
Adım atacak hâlin yoksa sürün.
Koşacak hâlin yoksa sürün.
Ama ne yap et, ilerle. Olduğun yerde durma.
Hiç hâlin yokken bile; durma.
Kimseye muhtaç olma."
Hayata zaman katan, zamana hayat katar.
İçinde bulunduğu ânı, doya doya ve derinlikli olarak yaşayan bir kişi, o ânı belleğine geniş ve zengin bir tecrübe olarak kaydeder.
Bu yüzden dostlarla canlı bir sohbetle geçen iki saat, televizyon karşısındaki beş saatten uzundur.
"Hayatımız ne kadar büyürdü" demiş bilge, 'benliklerimiz onun içinde küçülebilseydi.'
İnsan kendisini ne kadar unutabilirse, o kadar mutmain hayat yaşıyor.
_Kemal Sayar_