Aslında çok yaşlı bir adam değildi, ama kötü eğilimleri yüzünden nerededeyse aklını yitirmişti. İnsanca soylu duyguların tek işareti oğluna duyduğu sınırsız sevgiydi.
Dükkânlar sinek doluydu. Bunlar Therese Defarge'nin yanındaki, içleri yapışkan dolu bardakları incelemeye kalkıyor, sonra bunların dibine düşüp ölüyorlardı. Fakat onların ölümü diğer sineklere hiç de etki etmiyordu. Ciddiyetsiz bir tavırla uçuşuyor, fakat... Fakat onlar da aynı sona uğrayıveriyorlardı. Ne tuhaf! Bu sinekler de ne düşüncesiz şeylerdi. Belki onlar da o sıcak yaz günü ancak saray halkı kadar düşünebiliyorlardı.
Lucie, Lucie, sizi ne kadar çok seviyorum bir bilseniz. Ölü ruhumun son rüyasısınız Lucie. Evet, ben çok kötü durumdayım ama uçurumun dibini tam bulmamışım yine.