So I never really knew you
– demek ki seni hiç tanımamışım
God, I really tried to
– tanrım, gerçekten denedim
Blindsided, addicted
– gafil avlandım, bağımlı oldum
Felt we could really do this
– bunu yapabilirmişiz gibi geldi
But really I was foolish
– ama gerçekten aptalmışım
Hindsight it’s obvious
– geç anladım, orası belli