Anna

Bu dünyada, her gözyaşından sonra geri döndüm ve kendime “annem babam var” dedim. Sonra bir damla daha aktı, çünkü gördüm ki tam da onlar beni böyle yapan sebepmiş — içimde büyüyen bir yara, dışarıda büyümeye her çalıştığımda.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İki üç damla gözyaşı döktüm ve özlemimi dile getirdim.
Sessiz Özlem
Uzak Gözümü açar açmaz anlıyorum ki uzağım. Adım atarım, yine anlarım ki uzağım. Sokağa çıkarım, yolları seyrederim. Bu şehir bana yakışıyor ama ben onu sevmiyorum. Bu şehir beni bir fırsat olarak görüyor, kendi kızı gibi değil. İşte beni çalışan bir el olarak görüyorlar, yorulan bir beden olarak. Hiçbir göz beni tanımıyor. Hiçbir ses adımı doğru söylemiyor. Her yanlış söyleyiş, ne kadar uzak olduğumu hatırlatıyor. Gece olunca uyumaya yatarım. Duvarlar benimle alay eder. Özlerim… ama söyleyecek kimsem yok. Fotoğraflar başka bir hayattan kalmış gibi. Özlediğim sesler artık gelmiyor. “Dönmek istiyorum” derim sessizce. Yastığımı ıslatan gözyaşlarıyla uyurum. Evimi düşlerim. Uyanırım. Ve yine ölürüm.
Başlık düşünemiyorum.
Gözyaşlarımla ağladım İçimde bir şey kırıldı, adını koyamadım. Gözlerimde boşluk, dokunuşlarımda boşluk. Düşünmek istemedim. Bir sigara yaktım ve yalnızlığımı dumanla doldurdum. Bir kelime yazdım ve hemen ağzımda yabancı oldu. Kimi arayacağımı bilmiyorum Çocukken kaybettiğim kuklalar. İçimde öfke büyüdü Ve kimseyi, dünyayı da umursamıyor. Rüyalarımda büyük bir darbe oldu Ve ben boş bir alan olarak kaldım.
Nasıl acı çekmeyeyim, belki de seni korumayı bilemedim.
Alıntı