Evi terk etmek zor çünkü ev tuğla değildir. İlk utancındır. “Dikkat” diye adlandırmayı öğrendiğin korkudur. Şartlı verilmiş sevgidir.
Charles Bukowski ruhuna göre evi terk etmek, dünyanın sana hiçbir şey borçlu olmadığını kabul etmektir. Duvarların içinde bir rolün vardır — uslu çocuk, sessiz kız, fazla konuşmayan biri. Dışarıda ise hiç kimsesin. Ve hiç kimse olmak soğuktur.
Ev, yenilgilerin yumuşatıldığı yerdir. Dışarıda yenilgi alenidir. İçeride sessizliğin bile bir yatağı vardır. Dışarıda sessizlik, sabaha karşı üçte bir kaldırımdır.
Zor çünkü ev en yumuşak yalandır: Sana korunduğunu söyler, oysa sadece alışıksındır. Sana sevildiğini söyler, bazen sadece tahammül edilirsin. İnsan sıcak bir yalanı, rutubet kokan bir gerçekten daha kolay seçer.
Evi terk etmek, orada hayatta kalmak için yarattığın kendini öldürmektir. Bu küçük bir ölümdür. İnsanlar kiradan korkmaz. Kimsenin seni eski hikâyene göre tanımadığı o boşluktan korkarlar.
Bukowski derdi ki: Gideceksen, dram yapma. Sigarayı al, hatalarını al ve çık. Dünya seni dövecek. Ama en azından yumruklar senin olacak.
İnsan kendi yazdığı kitabı inceler mi? İnceliyor. Hem de diğer kitaplardan daha çok.
Hiç bilmiyormuş gibi baştan baştan okuyorsunuz kendi kitabınızı. Beğendiğiniz tarafları "gururunuz", beğenmediğiniz tarafları "keşkeleriniz" oluveriyor.
Ben Yarının Öyküleri'ni çok severek ve eğlenerek yazdım, öyle olunca da hiç yorulmadım, kendi görmek istediğim sahneleri tasarladım, kendi meraklarımı işledim,
Sonra "Kendimi bile şaşırtabilirsem okurumu da şaşırtırım" diyerek sonlandırdım, sonları önceden tasarlamadım, yazarken sonları şekillendirdim, sırf "kendim de şaşırayım" diye...
Bir hikayeyi sonunu bilmeden yazmak öyle zor ki... Olayı götüreceğiniz bir doğrultu yok, gittiği yere gidiyor ve siz de onunla birlikte yol alıyorsunuz.
Riskli miydi? Evet...
Değdi mi? Daha da evet...
Yarının Öyküleri hala tekrar okuduğumda beni şaşırtabiliyorsa sizleri de şaşırtacaktır.
Gelecekte daha iyilerini yazabilecek olsam bile "İlkim" olarak hep özel kalacak.
Okuyanlara, okuyacak olanlara ve okumamış olanlara sevgi ve saygıyla!
Yarının Öyküleri