İyilik ile kötülüğün kesiştiği bir nokta yoktur.Yan yana dururlar birbirlerine dokunmadan.Ve dokunmadıkları yerde ben varım.Ne iyiyim ne kötü.Ne kutsalım ne şeytani.İkisine de değmeden oturuyorum.Onlar yokmuş gibi yaşıyorum.
Kimse gelip anlatmasın bana insanın iyiliğini,din kitaplarını.Ben sadece mucizeleri kabul ederim.Onlara inanmak,insan zekâsının kötü tarafından çıktığı belli olan yazılara inanmaktan daha kolay.Kızıldeniz'in yarıldığına,gerektiğinde kadının dövülebileceğinden daha çok inanıyorum.Çünkü mucize bana daha temiz geliyor.Ne birinin çıkarına,ne de bir başkasının zararına binlerce yıl önce bir denizin yarılmış olması.Ya da bir mağara girişinin örümcek ağıyla kapatılması.
O kadar çok mürekkep israfı var ki dünyada!O kadar çok haybeye doldurulmuş kağıt var ki!Okumayı ve yazmayı öğrendiğim güne lanet ediyorum.Pişman olabilseydim bu ikisini yapabildiğime olurdum.Eğer okumasaydım kimsenin ne düşündüğünü bilemezdim.Dünyanın döndüğünden habersiz olurdum.Ve her şeyi kendim keşfederdim.Cehaletimi bilmek harika olurdu.Ve tırnaklarımla kazıyarak öğrenebildiğim çok az ama bir o kadar da keskin ve kesin bilgiyle ölür giderdim.Kafamda hiçbir kuşku olmazdı.Sadece kesinlikler cirit atardı bedenimde.Hak ederek elde ettiğim,sadece düşünerek ulaştığım kesinlikler ...