Beynimdeki tek soru,gözlerimi açtığımdan beri "Neden böyle bir yaratık haline geldim?"sorusuydu.Zaten hepimiz kendimizi sorduğumuz sorulara göre belirleriz.Tercihlerimiz sorularımızdan gelir...Nasıl sorusunu soranlar,gerçek hayatın gerçek uğraşlarını en iyi öğrenenlerdir.Bilimle,sanatla,dünyayı Dünya yapan her branşla ilgilenirler.Siyasetçiler buradan çıkar.Çünkü kendilerinden öncekilerin nasıl yaptıklarıyla ilgilenip meşgul olmuşlar ve akıllarına başka bir soruyu getirmemişlerdir.
Güneş yine yalamaya başladı perdeleri.Yine sabah oldu.Bugün çok yorucu olacak ve öldürülme ihtimalim fazla.Belki de bizim gibilerin elimde klan son şey,salakça bir umut.Gelecek saniyelerin üstlerine binerek uçan olaylar bizi ayakta tutuyor.Bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz.Ve bitmek bilmez huzur arayışımız hayatta kalmamızı sağlıyor.Aslında yalan söylüyorum.Kaçanı da durduruyorum.Durun diyorum.Gitmenize gerek yok.Onlar size gelirler.
İnsanlar...dedim fısıldayarak.Taşırlar insanları.Kundaktayken, tabuttayken.Hep taşıyacak birileri olur.Bazıları dostluktan,bazıları cepteki paradan,bazıları da içinde bulundukları sistem bir gün onlara da taşınma sırasının geleceğini söylediği için,taşırlar insanı...