Ücret köleliği her şeyı zehirlemiş, aradaki tüm köprüleri bombalamamış mıy-dı? Sınıtlar arası kavgayı, emekle sermayenin arasında süregelen o uzun soykırım savaşını, kin ve öfkeyi esinleyen de oydu...
Bencilliğin sebep olduğu bu anlaşmazlık, eşitsizliğe dayalı top lum yapısının o korkunç zulüm içinde insanı birbirlerine kırdıran kurtlar haline getiren de oydu... Sefaletin başka bir sebebi yok-tu; hırsızlık, adam öldürme, fuhuş gibi yıkıcı sonuçlarıyla açlığı besleyen o kötü mayanın ta kendisiydi ücret köleliği...
Patronun bu acımasız tavrıyla, işçiler kişisel özgürlerinin kalmadığından yakınmaya başlamışlardı. Fabrika dışında bile davranış ve düşünceleri sıkı bir denetim altında tutuluyordu.
Aralarında yalaka, sallabaş olanları, hatta belki de ispiyonculuk edenleri yönetimin gözüne giriyor, gururlu ve başına buyruk olanlarına ise "tehlikeli şahıs" damgası vuruluyordu.