İnsana özgü sorunların çoğu, insan için hem en önemli bağış hem de en büyük ceza sayılabilecek gelişmiş düşünce özelliği sayesindedir. Düşünceyi hem bir bağış hem de ceza olarak adlandırmak, düşünce hep olumlandığı için kulağa başta garip gelebilir; ama düşünce özelliğine sahip olmanın sonuçlarını düşündüğümüzde gayet uygun bir nitelimedir.
Berbat şeyler herkesin başına gelir. Bu olaylar bizi hayatımızın sonuna dek karamsar yapabilir ve travma yaşatabilir ya da bunları yavaş yavaş entegre edebiliriz ve aynı anda hem yumuşarken ve güçlenirken, daha bilge olup daha az şüpheci hale gelirken, bunun yarattığı acıyı aşabiliriz. Başınıza gelen olayları siz seçmediniz ama bundan böyle izleyeceğiniz yolu seçebilirsiniz.
Kendini koruma mekanizmalarını yıkıp çocukluğumuzda yaşadığımız deneyimlerle nihayet bağ kurabildiğimizde canımız acır. Dokunmak istememiş olduğumuz derin bir keder kuyusuyla karşılaşırız. Bu kuyuda hem o zamanlar deneyimlenemeyecek kadar acı veren ve sistemlerimizin bir yerinde 'etrafı çevrilmiş' bir halde olan duygular, hem de neler yaşadığımızı ve ne kadar çok şeyden mahrum kaldığımızı ve neler kaçırdığımızı anladığımızda hissettiğimiz şu anki acımız vardır.