Zehranurr

Zehranurr
Savaşacağım tek şey, içimdeki diğer bendi..
öğrenci
lisans
2001
61 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Kısa zamanda yepyeni bir tip insan oluşacaktır. Biri tekrar geçmişe bağlanmış, İslamın en ideal dönemlerini örnek alarak geleceği değerlendirmek isteyen yeni "İslam insanı", öbürü de İslamlık, gelenek ve ülkeyle ilişiğini kesmiş, kökten yabancılaşmış marksist tip.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Reklam
Din sevgisi ve bağlılığı, baskı altında insan ruhunun en derin tabakalarına çekilmiş duruyor. Baskı kalktıkça, her insanda ve toplumda dışa ve yüzeye doğru yükseliyor.
Sayfa 36·Kitabı okudu
İslam ülkelerinde yeni bir idealist gençlik bu aksiyoncu düşünürleri okuyarak en küçük hareketlerini izleyerek gün gün yetişiyor, olgunlaşıyor, artıyor ve İslamın entelektüel kadrosunu kuruyor. Bu düşünürler düşünceye ayrıca umut, şevk ve gerçek aşkını katmış, hayatlarını İslama adamış ve İslam uğruna harcamış bulunuyorlar. Türkiye'de Necip Fazıl Kısakürek, Mısır' da Seyyid Kutub ve arkadaşları, Pakistan'da Mevdüdi, Nedevi ve arkadaşları, Kuzey Afrika'da Malik bin Nebi ve arkadaşları ve daha birçok yazar , düşünür ve şair bu çağın ikinci İslam düşüncesi hareketini yürütmüşler ve İslam insanının kültür, siyaset ve ekonomide batı köleliğinde kurtulması için bir düşüne cihadına yer yer, ülke ülke girişmişlerdir. bu uğurda hapislere atılmış, suikastlere uğramışlar, hatta can verip şehit olmuşlar. İslamın geçirilen mahkumluk yıllarından sonra tekrar ayağa kalkması için ileri atılmışlar, ve müslüman halkları uyarmaya var güçleriyle çalışmışlardır. Bu, bu çağın en büyük destanıdır. Bu düşüncenin diriliş destanıdır.
Sayfa 35·Kitabı okudu
İşte, bu tarihi dönemde, İslam aydınına düşen büyük ödev. İslam, düşünmeyi, sürekli olarak bir ödev olarak bildirmiştir. Kuran yüzlerce ayette bu ödev üzerinde durur. Düşünmeye çağırır. Işığa koşan bir kelebeğin o telaşlı hainden, geceyi, bir dalgayı yararcasına aşan yarasadaki o radarlı yürüyüşten, baharda gülün birdenbire açılışından, sonbaharda bütün bir tabiatın ölüşünden, evrensel bir kefen gibi varlığı bürüyen kıştan, peygamberi dinlemediği için zamanın kılıcıyla toza ve küle çevrilen medeniyetlerden, ölümden ve ölüm ötesinden, mezardan, doğum ve çocuktan, yeraltından, ayın üstündeki altın tozlara kadar düşünmek, insan, Yaratıcı tarafından bağışlanan soylu bir özellik değil midir? İslam düşünmenin yolunu kesmemiştir. Asıl biz, düşünmeyi durdurduğumuzdan İslamla olan ilişkimiz gevşettik, hatta yer kopardık. İslam olan aşkımızı yitirdik. Düşünme bağımsızlığını yitirdik. Zekamızı kör bir ezbercilik batağına sapladık..... Üniversiteler bağımsız düşünce ve kendi kültürümüzü araştırma ve kurma merkezleri olacağına, yabancı misafir profesörlerin konferans ve seminer müesseseleri haline geldi. V e misafir yerleşti, evin sahibi oldu. Evin sahibi uzun bir yolculuğa çıktı. Acaba ne vakit dönecek dersiniz?
Sayfa 33·Kitabı okudu
Şu anda İslam dünyası tam bir iktisadi bağımsızlık savaşı içerisindedir. Ancak burada problem birdenbire derinleşmektedir. iktisadi kalkınma hangi sistemle ve nasıl başarılacaktır? Kültürel ve ideolojik bağımsızlığına henüz hiçbir İslam ülkesi kavuşmamış olduğundan ( Halbuki işin en zayıf noktası da burada oluyor. Kültür, ruh , iktisat ve siyaset bağımsızlığı idealini taşıyan bütün bir diriliş atılımının yokluğu, işte asıl sebep bu, İslam dünyasının bugünkü buhranının ggerçek sebebidir.) sosyalist ve demokratik çözümleri ve programları arasında bocalayıp duruyor her ülke. İlkin ekonomik bir çözüm olarak ele alınan her mesele kısa zamanda bir kültür problemi haline geliyor. Ve üçlü bir çatışma baş gösteriyor: henüz halkta yaşayan İslam görüşüyle, aydınları paylaşan sosyalist doktrin be batı doktrini arasındaki çatışma.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Reklam