Arif Curun

Arif Curun
@ArifCurun
Eski bir atasözü unutulmus gitmiş. Geçme namert köprüsünden, Koy aparsın su seni... Sinme tilki gölgesinde, Koy yesin aslan seni. Çakalla, üçkağıtçıyla yan yana duracağına bırak yiğit, dürüst zarar versin sana. Ahlaksızın yaptığı köprüden geçeceğine, su sel alsın götürsün seni...
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Stefan Zweig, 1881 doğumlu Avusturyali yazar. En sevdiğim kitabı "Satranç". Orada, kitabın tümünde insanın üzerindeki en büyük acının hiçlik duygusu olduğunu anlatır. Bir insana "hiç" olduğunu hissettirmek...
Burası var ya, imkanı olduğu halde çalışmayıp imkanı olmadığı için çalamayanların, çalışıp çalmayanların yüzüne utanmadan sırıtarak " adam çalıyor ama çalışıyor" diyebilme yüzsüzlüğüne sahip olanların yaşadıkları ülke.
Defne beş yaşlarındayken Şehnaz soruyor, "Kızım, çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane, nedir bu?" Defne biraz düşünüp cevaplıyor, "Islak mendil!" Sessizlik... "Hayır kızım, ıslak mendil değil." "Patlamış mısır da olabilir anne. Bir tane alıyorsun paketten bin tane çıkıyor!" Sessizlik... "Kızım yok nar o, nar." "Niye anne? cips de olabilir" "Kızım nar o. Biz böyle öğrendik, nar o." Defne şimdi okullu oldu eğitim aldı, testlere girdi. TEOG MEOG, sınav şu bu. Şimdi sorun Defne'ye cevabi nar olur. Müfredata uygun hale getirmişizdir o akıllı kızımızı.
Çavuş gece dersi anlatıyormuş, "Arkadaşlar dünya yuvarlaktır, kendi etrafında döner." Askerlerden biri el kaldırmış, "Maaadem yuvarlak, maaadem kendi etrafında dönüyor. Biz niye gece ranzadan aşağı düşmüyoz o zaman?" Çavuş bir kızmış, "Oğlum biz de biliyoruz dünyanın yuvarlak olmadığını. Derstir bu ders!" demiş. Bizi güzel anlatıyor değil mi? Ne hazırlayan inanıyor ne anlatan inanıyor ne dinleyen inanıyor.