O anda eşyam olmadığına sevindim, bağlarım yoktu, korkum yoktu, kıskançlığım yoktu, garezlerim yoktu. Bir düşten ötekine sessizce geçebilirdim ben, hiçbir şeye sahip olmadan, zerre kadar pişmanlık duymadan, hiçbir şey arzulamadan. Yaşamla ölümün bir yıl olduğundan, biri olmadan ötekinin keyfine varılamayacağından, kucaklanamayacağından hiç bu kadar emin olmamıştım.
Tanrım, mutluydum. Hayatımda ilk kez mutlu olmanın bütün farkındalığıyla mutluydum. Sadece mutlu olmak iyidir, mutlu olduğunu bilmekse daha da iyidir; fakat mutlu olduğunu anlamak, bunun neden ve nasıl, hangi olaylara ve koşulların bir araya gelmesi sonucunda gerçekleştiğini bilmek ve yine de mutlu olmak, varlığında ve bilincinde mutluluk duymak - işte bu mutluluktan öte saadettir.