Köleleştirildiği andan itibaren halk özgürlüğünü öyle çabuk ve kesin bir şekilde unutur ki, onu tekrar alabilmek için uyanması çok mümkün olmaz, öyle özgürce ve gönüllüce bir kulluk eder ki, ona baktığımızda sanki özgürlüğünü kaybettiğini değil de, köleliğini kazandığını sanırız.
Sadece kulluk etmemekte kararlı olun, özgür olursunuz. Sizin onu itmenizi veya onu sarsmanızı istemiyorum, sadece onu taşımayı bırakın ve göreceksiniz, kaidesi altından alınmış kocaman dev bir heykel gibi, kendi ağırlığıyla düşüp parçalanacaktır.
Bütün bu tahribat, bu felaketler, bu yıkımlar düşmanlardan değil, fakat kuşkusuz düşmandan ve sizin bu hale getirdiğiniz, kendisi için cesurca savaşa gittiğiniz, boş hevesleri için her an ölüme meydan okuduğunuz kişiden geliyor. Oysa bu efendinin sadece İki gözü, iki eli, bir bedeni var ve kentlerinizin sonsuz sayıda sakininden daha fazla bir şey yok. Sizden fazlası, sizi yok etmesi için ona verdiğimiz olanaklardır.