Bazı zamanlar, katlanmış zarfın içinden bir yüzük bulup çıkarırdı soluk benizli Katip; bu yüzüğün ait olduğu parmak, belki de mezarında çürüyordur; bir kağıt para acilen yollanırken birinin yardımına, bu yardımın imdadına koştuğu kişi ne yiyip içiyor ne de acıkıyordur artık; nice çaresizlik içinde yitip gitmişlerin afları, umutsuzluk içinde ölmüşlerin Umutları, altında ezilip gitmişlerinin çareleri bu mektuplarla birlikte yakılmışlardır. Hayatın yüklediği yükümlülüklerle, koşar adım ölüme gidiyor bu mektuplar.
Milleti dilsizlikten kurtaran, bize edebiyat sevgisi, bir siyasi düşünce veren, zulümden nefret ettiren, zalimleri yılandan korkunç, akrepten iğrenç, cellattan merhametsiz tanıtan oydu.