İnsana insanlık öğretilmez.
Diğer bir deyişle, ona bu yolla nihai bir biçim verilemez.
İnsanlık, insanın içine döküldüğü bir kalıp değildir.
Çevrenin en büyük rolü, çevrenin değil kendi potansiyelini gerçekleştirmesinde kişiye yardımcı olmak ve onu bu yolda özgür bırakmaktır.
Çevre insana potansiyel ya da yetenekler vermez.
"Dünyayı gerçek, somut biçimiyle mi görüyoruz, yoksa dünyaya yansıttığımız kendi sınıflamalarımız, dürtülerimiz, beklentilerimiz ve soyutlamalarımız doğrultusunda mı?
Ya da dobra dobra sormak gerekirse, görüyor muyuz yoksa kör müyüz?"
"Değişim, alışkanlıkların ve çağrışımların birer birer edinilmesinden çok, kişinin tümüyle bütünsel bir değişim geçirmesi anlamına gelir.
Diğer bir deyişle, alışkanlıklar gibi yeni dış edinimleri olanın aynı insan değil, yeni bir insan olması söz konusudur."