“Mucize, mucizeye inanmaktır.”
Henüz 17 yaşındaydım bu sözü söylediğimde. O zaman bütün benliğimle inanırken, hayat yordu ve unutturdu bana mucizeleri.
Şimdi yeniden haykırabilirim avazım çıktığı kadar: Ben bir mucizeyim!
Bu hayata bir şey öğrenmek için gelmediniz. Zaten bildiğiniz şeyleri uygulamak için buradasınız. Bu uygulamada pratik kazanıyor, deneyimlerinizle kendinizi yeniden yaratıyorsunuz. Böylece yaşamı rasyonelleştiriyor ve ona bir anlam veriyorsunuz. Böylece yaşamı kutsallaştırıyorsunuz.
Bu nedenle bir başkasının seçtiği yolu yargılama. Başarıyı kıskanma, başarısızlığa acıma. Çünkü ruhun kayıtlarında ki başarının ve başarısızlığın ne olduğunu bilemezsin.
Bu yüzden dünyada kötü olarak algıladığınız hiçbir şeyi lanetlemeyin. Lanetlemek yerine kendinize şu soruyu sorun:” neyi kötü olarak yargılıyorum? Ve eğer değiştirmek istediğim bir şey varsa bunun için ne yapıyorum”
İçinize sorun: “ Kendimin hangi parçası bu felaketten deneyim kazanmak istiyor? Varlığımın hangi boyutu bu deneyimi kazanmak için felaketi kendisine çekti?”
Kaba ilişkiler boyutunda zıttı olmayan bir kavram varolamıyor. Siyah-beyaz(kaba) bir yaşamda ara tonlara izin verilmediğini için çoğu günlük deneyimleriniz bu realite üzerine kuruluyor.
Yüksek ilişkiler boyutunda ise zıddı olan hiçbir şey mevcut değildir . Her şey birdir, her şey sonu olmayan bir daire içinde birbirinden gelişir.