•ARYAA

"Yaşamımdaki eylemleri sizin kanılarınıza göre şekillendirmemek kadar azimli olduğum bir konu daha yoktur."
Sayfa 37 - Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Beni çok şatafatlı bir eve koy, herkesin altın ve gümüş kullandığı bir yere koy, bana ait olsalar bile yine de onların benim dışımda şeyler olduğundan hiç kuşku duymayacağım. Beni Sublicius Köprüsü'ne götür ve dilencilerin arasına koy, yine de kendimi küçük görmeyeceğim, zira dilenmek için elini uzatan insanların arasında oturuyor olacağım. Öyle ya, ölme olasılığı bulunan bir insan bir parça ekmekten yoksun olsa ne olur, olmasa ne olur. O halde bundan ne anlaşılıyor? Köprüdense o gösterişli evi tercih ederim. Beni pahalı mobilyaların ve lüks eşyaların arasına koy; yumuşak harmanim olacak ve misafirlerim mor divana yaslanacak diye daha bahtiyar olduğuma inanmayacağım. Minderlerimi değiştir; yorgun boynum bir avuç samana dayanıyor, eski giysi parçalarının arasına atılan bir Circus minderi üzerinde yatıyorum diye daha zavallı olmayacağım. O halde bundan ne anlaşılıyor? Ruhumun durumunu, çıplak omuzlarımı ve yara bere içinde ayaklarımı sergileyerek değil, üzerimde toga, ayağımda da ayakkabılarla göstermeyi tercih ederim. Tüm günlerim arzuladığım gibi geçiyor, öncekilere yeni keyifler ekleniyor, bu yüzden şişinip durmayacağım. Zamanın bu lütfunu tersine çevir, o noktada ruhum sürekli bir kaybın, acının ve türlü türlü düşmanca saldırının olumsuz etkisi altında olsun, şikâyetsiz saatim geçmesin, ben yine de bu nedenle kendime en zavallı insanlar arasında yer alan bir zavallı demeyeceğim, bu nedenle tek bir günü bile lanetlemeyeceğim, hiçbir gün bana kararmış gibi görünmeyecek. O halde bundan ne anlaşılıyor? Acılarımı bastırmaktansa, sevinçlerimi dizginlemeyi tercih ediyorum."
Sayfa 35 - Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İnsan, yaşamıyla ilgili olarak çoğunluğun tercihlerini örnek alma zorunluluğunu hissetmemeli, aklı temel almalı, akla karşı duran kalabalıktan kendini kurtarmalıdır. Kendi içine çekilip yaşamı felsefe yoluyla düşünmeye başlayan insan, çoğunluğun, yeryüzüne özgü, aslında hiçbir değeri olmayan birçok gereksiz şeye değer verdiğini, bu yüzden onlardaki dışsal unsurlara dayanan mutluluk görüntüsünün sahte ve geçici olduğunu anlayacaktır.
Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Makam ve şöhret peşinde koşmak, yarını düşünürken bugünü kaybetmek, başka deyişle anı yaşayamamak yaşamı kısaltır. Buna karşılık kusurlarımızla yüzleşmeli, Erdemli bir yaşam için kendimize dönmeliyiz.
Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ben tüm toprakları bana aitmiş, kendi topraklarımı da herkese aitmiş gibi göreceğim. Ben diğer insanlar için doğduğumu bilecek ve bu nedenle nesnelerin doğasına şükran duyarak yaşayacağım, zira doğa benim çıkarlarıma bundan daha iyi hizmet edebilir miydi? Beni bir birey olarak herkese, herkesi de yine birer birey olarak bana verdi. Sahip olacağım şeyi ne cimrilik edip koruyacağım ne de müsriflik edip dağıtacağım. Bana iyice bahşedilmiş olandan fazlasına sahip olmam gerektiğine inanmayacağım. Yaptığım iyiliklerin sayısını ve ağırlığını hesaplamayacağım, sadece iyilik yaptığım kişinin değerlendirmesini önemseyeceğim, değerli birinin aldığı şey gözüme asla daha büyük görünmeyecek. Her şeyi bir kanıdan değil, bilincimden hareketle yapacağım.
Sayfa 28 - Kültür Yayınları·Kitabı okudu