Öncelikle şunu belirteyim bir kitabın incelmesi sevgili okurları nasıl iyi yönde etkileyip okuma merakını kamçılıyorsa aynı zamanda kötü yönde etkileyebiliyor. Şöyleki bazı okurlar bir kitabı begenmedıyse onun hakkında kötü bir yorumda bulunabiliyor . Kendınce haklı olabilir ama okuyucuların o kitabın okumasını da engelleyebilir . Her kitap okumaya değer. Okumak istediniz kitabı okuyun o kitap hakkında ki hükmünü siz verin. Çünkü her okurun kitaba bakışı o kitapta aldıgı tat bambaşkadır. Şimdi size uzun uzadıya Sabahattin Ali 'yi ve Kürk Mantolu Madonnasını anlatmayacam .Çünkü içerikten bahsetsem sanki hiç bir heyecanı kalmyacakmış gibi. Bu yüzden bu heycanı size bırakıyorum .Sabahttin Ali' yi tanımak istiyorsanız okumanızı isterim. Beni çok etkiledi. Sizi de etkileyeceğiden şüphem yok. Sabahttin Ali deyince aklımıza gelen ilk kitabı genelde "Kürk Mantolu Madonna" oluyor. Çünkü biz hep bu kitabıyla onu özdeşleştirmişiz. Sanki başka bir kitabı yokmuş gibi. Bu kitabı ne kadar çok sevdiysem" Kuyucaklı Yusuf'u " bi o kadar sevdim. Kesinlikle tavsiye ederim. Asıl konumuza gelelim Kürk Mantolu Madonnayı bu kadar degerlı kılan ne? Dilin sade ve yahut kitabın akıcı olması mı? Bana göre değerli olmasının nedeni her ne kadar saydım bu özeliklerin etkisi olsada asıl neden yazarın Aşkı bu denli güzel bir şekilde yaşayıp onu okura hissetırmesidir. Çünkü sevgili yazarmız duyguları okuyucuların iliklerine kadar hissettiyor. Asıl ustalık da bu değil mi? Kimsenin kimseye güvenmediği, bir insanın duygularını kolayca harcandığı, sevmenin ve sevilmenin değerinin anlaşılmadığı bir zamanda, çoğumuz onun bu güzel cümlelerine sığınmışızdır. Öyle ki Sevgili yazarımız "Kürk Montolu Madonnasıda" insanların duygularına çok güzel tecüman olmuş :"Hayatta en güvendiğim insana karşı