Daha detaylı bir inceleme için; youtu.be/5CbFsRbhRRQ
Kitabı okuyanlara soruyorum; Sethe'in yerinde olsaydınız siz ne yapardınız?
Kitap, 1873 yılında, özgür siyahlar için kurulmuş bir kasabadaki 124 numaralı evde başlıyor. Başlangıçta evin üç sakini var; Sethe ve kızı Denver ile evi ele geçirmiş hayalet.
Sethe ve Denver’ın tekdüze hayatı, uzun zaman sonra evlerine gelen ilk misafir olan Paul D’nin gelişiyle değişiyor. Paul D, gelişiyle birlikte anıları da tetikliyor ve bundan sonra geçmişle şimdiki zaman arasında gidip gelen bir kurgu okumaya başlıyoruz.
Yine hikayenin giriş kısmında Sevilen’in gelmesi, 124’ü hiç olmadığı kadar karıştırıyor. Gizemli genç kızın sevgiye olan açlığı ve Sethe’e olan bağlılığı, Sethe'i çözümsüz bir vicdan savaşına sokuyor.
Geçmiş yüzünü göstermeye başladığı andan itibaren, karakterlerin gizem dolu hatıraları, iç savaşları ve vicdan sızıları sizi sarıyor.
Kurgu, sağlam kökleri olan beş karakter çevresinde geçiyor; Sethe, Denver, Paul D, Sevilen ve Baby Suggs. Temelde aynı soruna, köleliğe dayansa da hepsinin kendine özgü derin hikayeleri var. Yan karakterler, ana karakterlerin canlılığını ateşliyor ve onları biraz daha gerçekçi kılıyor.
Kitabın büyük kısmı hakim bakış açısıyla yazılmış, ancak bazı yerlerde Sethe, Denver ve Sevilen’in gözünden yazılan bölümler var.
Lirik bir dili var. Şiirsel ve birçok yerde hüzünlü.
Doğaüstü imgeler kullanılmış, bu da kitaba gerçek dışı bir his katmak yerine tam tersi, gerçekçiliğini destekliyor.
Anlatım dağınık, birçok şeyi net açıklanmıyor. Bazı sonuçlara, parçalardan bütün oluşturarak okurun varması bekleniyor.
Düz bir zaman çizgisinde ilerlemiyor. Karakterler arasında geçişler olduğu gibi, zamanlar arasında da geçişler var. Hatta bazen yakın geçmişe bazen de uzak geçmişe gittiği için okuması ve