Araplar yabanî bir millettir. Vahşilik içlerine işlemiş ve onlar için bir karakter haline gelmiştir. Bu, onların haz duydukları bir şeydir. Çünkü vahşîlikte sorumluluğa tâbi degillerdir (kanunlara uymazlar). Siyasi liderliğe boyun eğmezler(hür yaşarlar). Arapların bu tabiatları umrana terstir.
Rüyanın hakikati, ruhani bir şey olup uykudayken ruhun manalar âlemine dalması sonunda, gaybdan kendisine akseden varlıkların suretini bir an görmesinden ibarettir.
Malum olsun ki çok yemek yemenin bedendeki tesirleri din ve ibadetler konusunda bile ortaya çıkmaktadır. Çöllerde ve şehirlerde, lüks içinde yaşamayıp kendilerini zevklerden ve lezzetli şeylerden uzak tutanların, refah içinde yaşayanlara göre daha dindar ve ibadete daha düşkün oldukları görülür.