Kim tanrıyı sever ve ona kavuşmak isterse, bir bebeğin annesinin memesine sarıldığı gibi bu dünya nimetlerine sarılamaz. Onlardan vazgeçmek zorundadır. Dünya nimetlerine karşı daima mesafeli davranmalı ve kendisini manevi olarak bu dünyadan ayıracak bir ilişki biçimi geliştirmelidir. Dünya nimetlerinden vazgeçmek elbette ki onları aşağılamak anlamına gelmez, sadece onları ait oldukları yere koymak demektir.
Tüm karanlık işlerin, tüm kötülüklerin, tüm cinayetlerin ardında bizim olduğumuz düşünülüyor! Pek de haksız sayılmazlar belki, fakat bu durum karşısında yüreğimiz kan ağlıyor. İran eskiden büyük bir kültür ve bilgi ülkesiydi, şimdi ise kimsenin aklına kültürel baskıdan ve siyasi cinayetlerden başka bir şey gelmiyor.
Abbas Ağa ise aslında tüm İranlıların peygamberleri Zerdüşt'e öyle ya da böyle biraz bağlı kaldıklarını belirtti. Tümüyle İslam'ın hükmü altında görünen bir ülkede ilginç bir tespit.