Allah'ın her şeye şahit olduğunu bilmek kadar güven vermiyor hiçbir şey.
Bu güvenin rahatlığını da ziyadesiyle yaşarım.
Bunu kendime bir meşruiyet kazandırmak için değil, vicdanıma dayanarak söylüyorum.
Çünkü vicdanımın bu konuda bir kaygısı yok.
Bilâkis,kalbimin en çok rahat olduğu mesele budur.
Lakin herkesin kendini haklı gördüğü bir davada, haklılığımın hükmü nedir diye sorgulamam; bu mühim de değil.
Zira şunu iyi bilirim ki, "ben haklıyım!" nidaları atılırken kimse aynaya bakmaz.
Ve hayret ederim; Ne kolay unutuyor bazıları yanlışlarını, yaptıklarını, kırdıklarını, hatalarını..
Başkalarını suçlayarak kendi vicdanlarını soğutuyorlar.
Oysa bilseler...
Kırk yıl da geçse, kırk mevsim de geçse, kırk yaş da alsalar;
bir gün o hikâye yüreklerine dokunacak.
Ve o ince sızı, ömür boyu orada kalacak. Herkes aldığı ahların hesabını fazlasıyla verecek
g.p.