Vatan için, hürriyet için, bağımsızlık için yola çıkan Enver ve yol arkadaşları... Bu yolda amaçlarına ulaşmak için her türlü kandırmacaya hatta iftiraya başvurmaktan geri kalmayan vatanseverler... Kitap bizi tam da bu gri alanın içine bırakıyor. Dönemin ruhunu bir dedenin ağzından masal dinler gibi naif ama gerçekliğiyle tarihin soğuk yüzünü hissettirecek kadar sert bir dille aktarıyor. Kitabın en çarpıcı yanı, "Kim vatansever, kim hain?" sorusunu okurun zihnine bir kıymık gibi batırması. İttihat ve Terakki’nin o fırtınalı dönemini anlatırken yazar, karakterleri sadece kahraman ya da sadece suçlu olarak resmetmiyor. Aksine: İdealizmin nasıl bir hırsa dönüşebileceğini, vatanı kurtarmak isterken başvurulan yöntemlerin ahlaki boyutunu, tarihin tozlu sayfalarındaki o "insan" faktörünü ön plana çıkarıyor. Eğer tarihi sadece ders kitaplarındaki kronolojik bir sıradan ibaret görüyorsanız, bu kitap o bakış açısını yıkacaktır. Tarihi bir kesiti, masalsı bir anlatımla ama belgelere dayanan bir gerçeklikle okumak; Enver Paşa’nın trajedisini ve İttihatçıların ruh halini anlamak isteyenler için bu eser biçilmiş kaftan.