Eğer yaşamın boyunca yaşamımı böyle kurduysam, kendimi bir şey yapmak, kendimden bir şey yapmak için sürekli yargı, kıyas, rekabet, ölçüp biçme, bunlardan çıkarımlara göre zorlama, kontrol, kaçma, vesaire ile meşgul ettiysem, hep bir şeye, bir kimseye göre pozisyon aldıysan, o zaman hiç kimse insana ait bir ve hiçbir veri kalmadığında, tümüyle işsiz kaldım yaşamsız kaldım. Çünkü başka bir şey yok. Hep dışarısı, hep tribünlere oynama imiş yaşamım. Anlıyorum ki ben bu odaya kapandığımdan beri değil, zaten öncesinde de baştan aşağı yokmuşum, hep dışarı dışarısıymışım dışarısı ile itişen, dışarıya göre şekil alan, dışarıya göre olmalı denilenleri doldurmak için, diğerleriyle mücadele, kıyas, rekabet. Dışarıyı yenmek dışarıya karşı kendini savunmak, üste çıkmak, altta kalmamak, dışarıdan nasıl almak, dışarıya nasıl satmak dışarıya göre kendini ölçmek hep dışarıya, dışarıya, dışarıya göre.