16 yaşındaki Holden’ın okuldan aldığı
ceza ile birlikte sürüklendiği birkaç günü anlatıyor. Ben çok sevdim, çok akıcıydı. Holden’ın dünyasına girmek, onun üzüntülerini görmek benim hoşuma gitti ve asla kötü bir çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Aslında tam yaşının gerektirdiği gibi bir ergen.
Ne yaparlarsa yapsınlar da, beni lanet bir mezara tıkmasınlar. Pazar günleri millet gelip karnınızın üstüne bir sürü çiçek falan koyacak, daha bir bir sürü zırvalık. Öldükten sonra çiçeği kim ne yapsın? Yani…