... ben seni sevmek istiyorum , diyecektin, diyemedin.
Güzellik tanrının değil, insanın insana bağışıdır, diyemedin.
Yalnızlık taşa çevirir yüreği,
diyemedin.
İnsan sevmezse dünya bir yaşama cezasından başka nedir ki,
diyemedin
Her vazgeçişte gövdemiz biraz daha uzaklaşır bizden,
diyemedin
İnsan bütün acılardan sadece bir sevgi sözüyle döner dünyaya,
diyemedin
Hiçbir şeye öfke duymuyorsun. İnsan boylu boyunca bir hastalık. İnsan korku. İnsan yıkım. İhtiraslarının külü insan. İnanmıyorsun artık. Anlamamak değil, inanmıyorsun!
Can sıkıntısı değil, inanmıyorsun!
Yaşamak korkusu değil, inanmıyorsun!
Ruhun hazan mevsimi bu. İnsanın kötülüğe dönüşmesi.
Birisine bir söz söyleyeceksin; sessizlik boğucu; şu uzun ayrılığa bir özür, bir sitem... kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun.
İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme!'
Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor.
Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor.