Düşünmek için büyük bir laboratuvara ihtiyaç yoktur. Yaratıcı zekâyı köstekleyen haricî tesirlerden uzakta özgünlük büyüyüp serpilir. Yalnız kalın, icadın sırrı buradadır; yalnız kalın, fikirler buradan doğar.
içiniz yana yana okuyacağınız bir kitap…
dayanabilirseniz okursunuz, dayanamasanız da tesadüfleri içerisinde AZ kalırsınız.
kolay okunur, kolay unutulmaz.
"Nereden bilebilirdi insanoğlu? Varlığının sonuçlarını.
Hepsinin de yanıtı aynıydı: Hiçbir yerden…
Belki de bu sayede hayat devam ediyordu. Kimse, neye neden olduğunu önceden bilmediği için… Çünkü her davranışının zaman içindeki bütün sonuçlarına önceden tanıklık eden kişinin ilk tepkisi, büyük ihtimalle, durmak olurdu. Durmak ve durdurmak. Dehşet içinde. Hareket etme korkusundan kalbi durana kadar. Çünkü her hareketin nihai sonucu acıydı ve belki de, insanoğlu bunu bilse, hiç doğmazdı. Belki de daha kötüsü, bütün bunları bilse de doğmaya devam ederdi. Ne de olsa insandı ve doğası gereği arsızdı. Doğmak için her şeyi yapardı. Gerekirse karnından çıktığı annesinin leşini doğumhanede bırakır, hatta dünyaya ikizine yapışık bile gelir, ama yine de doğardı…"