Büyüdüğümü, bazı acıları babama dahi anlatamayacak kadar çaresiz hissettiğimde ve yine o acıları babama anlatsam bile bir çare bulunamayacağını anladığımda fark etmiştim.
Umut etmeyi bırakan insan, ölmüş bir insandan daha cansızdı; bir cesetten tek farkı nefes alıyor olması olabilirdi ki bu da tüm bu nefeslerin içine bıçak gibi batması demekti. Eziyetti.
Kendimle ilgili umut beslemeyi bırakalı çok olmuştu. İnsan kendisiyle ilgili umut beslemeyi bıraktığında, ölümün fiziksel değil ruhsal bir şey olduğunu daha iyi anlıyordu.