Melike Karataş

Melike Karataş
@Asilokuyor
Gömülü Şamdan
7/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2024 02:47
Stefan Zweig'ın yine güzel bir eseriyle karşınızdayım. Bu eserde de yine kalemini konuşturmuş üstad. İncelemeye geçmeden önce çoğunuzun da bildiği gibi Stefan Zweig ateist bir Yahudiydi. Ateist olmasına rağmen böyle bir kitap yazması ait olduğu ırka vefa borcunu ödemesi gibi anlamlı olmuş. Kitapta 455-456 yıllarında sürgünde, farklı topraklara dağılmış, güçsüz, çaresiz ve yalnız Yahudi halkının dinlerinin sembolü olan ve kutsal saydıkları şamdanın başına gelenleri anlatıyor. Dili yalın ve sade, yer yer betimlemeler var. Stefan Zweig'ın diğer kitaplarına kıyasla bu kitapta çok fazla betimleme yok, ağır bir kitap değil yani. Rahatlıkla sıkılmadan okuyabilirsiniz. Çünkü olaylar film şeridi gibi aklınızda canlanıyor. Kitapta yedi kollu şamdanın başka bir imparatorluğun eline geçmesiyle cemaatin yaşlıları yanlarına yedi yaşında ki Benjamin'i alarak yola çıkarlar. Şamdanı alamazlar ama dinlerini, çektikleri ızdırapları ve dinlerinin çok önemli bir sembolü olan şamdanı Benjamin'e anlatılar. Yıllar yıllar geçer Benjamin'de artık şamdanı görüp, onu diğer gençlere anlatan yaşlılardan biri olur. Daha sonra şamdan tekrar ortaya çıkar ve bu sefer onu almak tek çareleridir. Benjamin yanına genç bir delikanlı alıp şamdanın peşine düşer. Kitabı okurken zamanında Yahudilerin çektiği acılara çok üzüldüm. Zamanında insanlar gerçekten çok acı çekmiş. Ama şimdi tekrar dünyaya baktığımda sadece acı çekenin dini ve milleti değişmiş. Ben kitabı sıkılmadan severek okudum. Umarım sizlerde beğenirsiniz keyifli okumalar.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202217,8bin okunma
Reklam
Karmaşık Duygular
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2024 16:26
Betimlemeler kralı Stefan Zweig'ın başka bir eseriyle karşınızdayım. Diğer ince novellaları gibi ince bir kitap değil. 264 sayfa boyunca karakterlerin ağır psikolojik tahlillerini yapıyor. Ben kitabı okurken karakterin kendisi oluyorum, karakter kötüyse bile onun yaptıklarını hayalimde ben yapıyormuşum gibi zihnimde canlandırıyorum. Zaten okurların çoğu da öyle yapar. Bu kitapta yedi farklı hikaye var. İsmini en son hikayeden alıyor ve ben bu kitabı okurken yedi hikayede ki yedi karakterin psikolojisini de yaşadım. Onlar nasıl üzüldüyse öyle üzüldüm, intihar etmeyi düşündüklerin de ben bile o düşünceye sahip oldum. O kadar iyi betimlemiş ki... Dediğim gibi kitapta yedi hikaye var ve hikayeler kısa film tadında, ben ilk hikaye hariç hepsini çok beğendim. Favorim olarak ise Erika Ewald'in Aşkı ve Alacakaranlık hikayesini diğerlerinden bir tık daha sevdim. Stefan Zweig'ın kalemini seviyorsanız okuma listenizde bulunması gereken bir kitap. Umarım beğenirsiniz keyifli okumalar:)))
Karmaşık DuygularStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202113,1bin okunma
Lyon'da Düğün Yorumum
9/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 16:02
Stefan Zweig demek güzel öyküler demektir. Kitap üç hikayeden oluşuyor. Birincisi öyküye ismini veren Lyon'da Düğün ikincisi İki Yalnız İnsan sonuncusu da Wondrak. Beni en çok etkileyen sonuncu hikaye oldu. Kadının hayata normal insanlardan çok çok eksi de doğması, hayatı boyunca zorbalanıp alaya alınması, en sonunda da canından bir parçayı korumak için verdiği çabalar beni çok etkiledi. Bilmiyorum belki vardır ama son hikayeden çok güzel bir film yapılırmış. Kitapta ki en uzun hikaye bu hikayeydi. İlk hikaye de aşk ve sevgi temasını kullanmış. Okurken gerçek aşk varsa işte bu hikaye buna kanıttır dedim:) Üçüncü hikaye de yine alaylara maruz kalan dışlanmış iki insanla ilgiliydi. Ama beni çok tatmin etmedi, bu hikaye olmasa da olurmuş. Lyon'da Düğün aşırı kısa bir novella eğer işiniz yoksa bir saatte bitirirsiniz bir oturuşta. Stefan Zweig çok akıcı bir üslup kullanmış insanı sıkmadan, bunaltmadan sanki film izliyormuş hissi uyandıran bir eser bırakmış bizlere. Eğer ilk defa Zweig okuyacaksanız Lyon'da Düğün iyi bir tercih olur.
Lyon'da DüğünStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202139bin okunma
Yıldız Gezgini
7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2024 21. kitabı
"Zeki insanlar zalimdir. Aptal insanlar ise canavarcasına zalimdir." . "...acımanın olmadığı yerde merhamet dilenmesinin boşunalığını biliyormuş." Jack London'ın astral seyahati anlattığı romanıdır. Ayrıca Jack London'dan okuduğum ilk kitaptır. Kitapta bir profesörün arkadaşını öldürmesi sebebi ile hapse girmesi ve diğer mahkumlardan birinin hapishanede bir yerde dinamit sakladığı iftirası ile aylarca hücre cezasına çarptırılması, orada yaşadığı eziyetler, işkenceler, aylarca gömleğe bağlanması ve bu durumlarda astral seyahat ile bedeninden ayrılıp farklı zamanlara, farklı bedenlere girip orada yaşadığı olayları anlatıyor. Ayrıca o zamanlarda Amerikan hapishanelerinin adaletsiz ve gaddar tutumunu da eleştirmiş yazar. Jack London öyle gerçekçi yazmış ki sanki beni bağlamışlar o gömleğe, sanki ben o eziyetleri çekmişim gibi. Kitabı gerçekten çok beğendim herkese tavsiye ederim.
Yıldız GezginiJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,3bin okunma
Otomatik Portakal
5/10
·172 syf.··
2024 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2024 16:48
........ Anthony Burgess'dan okuduğum ilk kitaptır. Kitabın yazılışıda biraz ironiktir:) Burgess beyninde ölümcül bir tümör olduğunu öğrenir ve bir yıllık ömrü olduğu için karısının geçimini sağlamak amacıyla bu kitabı yazar. Tabii daha sonra tümörün yanlış anlaşılma olduğunu öğrenir ama ünlü bir yazar olmuştur bir kere:) Kitaba gelecek olursak, kitap çok akıcı ve argo dille yazılmış. Çevirmen olduğu gibi çevirmiş. Eğer kitabın içindeki vahşetten rahatsız olmazsanız bir günde bitirebilirsiniz. Kitapta gençlerin gelecek distopyasında yaptığı yasa dışı işler ve işledikleri suçlar anlatılıyor. Yani bu kitapta tecavüz, uyuşturucu, hırsızlık, cinayet ve benzerleri suçların hepsi var. Ve bunlari yapanlar henüz 15 yaşlarında bir grup insan. Ben bu tarafları okurken rahatsız olduğumu söylemeliyim. Grubun lideri Alex, polis tarafından yakalanıp hapse atılıyor. Orada da bilim insanları tarafından denek yapılıyor kendi isteğiyle. Deneyin amacı da asla kendi isteğiyle kötü bir şey yapmama, suç işlememe üzerine. Ama kesinlikle kendi isteğiyle değil. Kötülük yapmaya kalktığında vücudu değişik reaksiyonlar gösteriyor. Ben açıkçası işlediği suçlardan ötürü başına gelen hiçbir şeyden rahatsız olmadım, hepsini hakettiğini düşündüm. Kitabı okurken insanın aklına şu soru geliyor. Bizler iyi insanlar mıyız yoksa iyiliği seçmiş insanlar mı? İnsanın iradesini elinden almak, onun özgürlüğünü kısıtlamak korkunç bir zorbalıktır. Peki onu kendi iradesine bırakmak topluma zarar veriyorsa, kişi hiç bir pişmanlık duymadan zevkle suç işlemeye devam ediyorsa ve hiç bir ceza onu ıslah etmiyorsa kişinin iradesini alabilir miyiz?
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Reklam